YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7523
KARAR NO : 2009/102
KARAR TARİHİ : 15.01.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … İdaresi vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine kendilerine ait 527 ada 16 sayılı parsele uygulanan K.Evvel 1334 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının miktarı 17554.77 metrekare olduğu halde kadastro tespiti sonrası 9239.48 metrekare yüzölçümünde olduğunu, buna karşın komşu 527 ada 10 sayılı parselin dayanak tapu kaydı 9190 metrekare iken 14.626.13 metrekare, 527 ada 15 sayılı parsel ise 30327 metrekare iken 37131,46 metrekare yüzölçümünde tespit ve tescil edildiğini, bu nedenle 527 ada 10 sayılı parselin 5434.13 ve 527 ada 15 sayılı parselin 6804.46 metrekarelik fazla kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile Vakıflar İdaresi adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı … İdaresi adına tescil edilen 527 ada 16 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydına göre eksik olan miktarın hangi komşu taşınmazda kaldığı kesin olarak belirlenemediği ve ortak sınırların ilk halinin tesbit edilemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı … İdaresinin dayanağı olan tapu kaydı Ziraat Bankasının ihalesi ile tedavül görmüş davalıların tapuları ise iskanen oluşmuş olduğuna göre bu tapu kayıtlarının harita ve krokilerinin bulunma ihtimali gözönünde bulundurularak bu konuda araştırma yapılmalı, haritaları bulunduğu taktirde bu haritalar da getirtilerek mahallinde olabildiğince yaşlı, yansız, davanın sonucunda yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler ve aynı yöntemle seçilecek tanıklar teknik bilirkişi ile ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmalı, haritalar fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanmalı, 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca kapsamı belirlenmeli haritaların bulunmaması ya da uygulama yeteneğinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise, taraf tapu kayıtlarının her bir sınırının yeri ayrı ayrı belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar için taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, davacı … İdaresinin dayanak tapu kaydı batıda dere okuduğu ve zeminde de ilerisi “dere” olduğu halde davacı taşınmazının dereye kadar uzanmayış nedeni ve davalılara ait taşınmazlara uygulanan iskan tapu kayıtları birbirini sınır okumadığı ve zeminde dava konusu 527 ada 10 sayılı parsel ile birlikte aynı ada 13 sayılı parsele de aynı iskan kaydı uygulandığı halde davalı 527 ada 15 ve dava dışı 527 ada 13 parsel sayılı taşınmazların şu an neden birbirine sınır teşkil ettiği hususu üzerinde durulmalı, davacı ve davalılara ait taşınmazlar içerisindeki zeytin ağaçlarının yaşları konusunda uzman üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmalı, ağaçlar üzerindeki işaret ve boyaların zamanla kaybolma ihtimali olup olmadığı bilirkişilerden sorulmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak sağlayan ayrıntılı krokili rapor düzenlettirilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.