YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7537
KARAR NO : 2008/7174
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının birikmiş aidat borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kooperatife borçlu olmadığını savunmuş, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının yaptığı peşin ödemenin güncel değerine göre borcunun bulunmadığı, bu ödemenin kayıtlarda görülmemesinin kooperatifin iç sorunu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen kararda davacının savunmaları yeterince araştırılmadığı gibi, hükmün gerekçesi de doğru değildir. İlke olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunmak zorundadır. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınırken bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın her tür üyelik için söz konusu olan genel yönetim ve alt yapı giderlerine ilişkin aidat sorumluluğu yanında devam eden inşaatların finansmanına katılım için aidat ödeme yükümlülüğü de, devam eder. Somut olayda, davalı tarafça peşin üyelikle kooperatife üye olunduğu, bu nedenle kooperatife bir borcun bulunmadığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; ortada usulüne uygun bir peşin üyelik prosedürünün ve bu hususta alınmış bir genel kurul kararının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, yalnızca davalının ödemesinin güncel değeri esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Oysa bu hususta genel kurul kararı olmadıkça davalının bu savunması kooperatife karşı bir hüküm ifade etmeyecektir. Bu durumda davalının fazla bir ödemesi varsa ödediği kişilerden geri alacaktır. Bu bağlamda, kararın gerekçesinde davalının daha sonra 500-YTL daha ödeme yapıldığı kabul edilmiş, alınan ilk bilirkişi raporunda da davalının ödemelerinin giriş tarihine kadar diğer üyelerin ödediği aidatlara karşılık sayılması gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan davacı kooperatif, davalının sunduğu ödeme belgesini ve belgedeki imzayı kabul etmediği halde mahkemece bu konuda bir araştırma da yapılmamıştır. Açıklanan hususlar araştırılmadan, alınan bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği somut ve yasal gerekçelerle açıklanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.