YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7538
KARAR NO : 2008/7175
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının birikmiş aidat borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kooperatife borçlu olmadığını savunmuş, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının yaptığı peşin ödemenin güncel değerine göre kooperatife borcunun bulunmadığı, bu ödemenin kayıtlarda görülmemesinin kooperatifin iç sorunu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilke olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup, yönetim kurulunca bu ilkenin dışına çıkılmak istendiği takdirde, bu husus genel kurul gündemine alınarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunulmak zorundadır. Bu ilke karşısında, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınırken bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın her tür üyelik için söz konusu olan genel yönetim ve alt yapı giderlerine ilişkin aidat sorumluluğu yanında devam eden inşaatların finansmanına katılım yönünden de aidat ödeme yükümlülüğü devam eder. Somut olayda, davalı tarafça “peşin üyelik” yolu ile kooperatife üye olunduğu, bundan ötürü kooperatife borçlu bulunulmadığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; usulüne uygun biçimde gerçekleşen bir peşin üyelik prosedürü ve bu hususta alınmış bir genel kurul kararının bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın, davalının ödemesinin güncel değeri esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının savunmasında ileri sürdüğü hususta alınmış bir genel kurul kararı olmadıkça bu savunmanın kooperatife karşı hüküm ifade etmesi olanaksızdır. Bu durumda davalının fazla bir ödemesi varsa ödediği kişilerden geri alacaktır. Mahkemece dayanılan gerekçede, davalı tarafça peşin ödemeden sonra 500-YTL daha ödeme yapıldığı kabul edilmiş, alınan ilk bilirkişi raporunda da davalının ödemelerinin giriş tarihine kadar diğer üyelerin ödediği aidatlara karşılık sayılması gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan davacı kooperatif, davalının sunduğu ödeme belgesini ve belgedeki imzayı kabul etmemiş olduğu halde mahkemece bu hususlarda da bir araştırma yapılmamıştır. Açıklanan hususlar
yönünden araştırma yapılmadan alınan bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği somut ve yasal gerekçelerle açıklanmadan, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.