YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7846
KARAR NO : 2008/5977
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 158 ada 1 parsel sayılı 243,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, ifraz, emlak kaydı nedeniyle …’ın zilyetliğinde olmakla birlikte 3. derece Arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığı ve üzerindeki 3 katlı kargir evin …’a ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz Hazine adına tesbit edilmiş ve davacı … tarafından süresinde 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki şartların lehine oluştuğu iddiası ile dava açılmıştır Davacı iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece deliller tam olarak toplanmadan, keşif yapılmadan, taşınmazın niteliği, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan yasa değişikliğinden bahisle davalı Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler ve aynı usulle seçilen tanıklar ile refakate zirai bilirkişi ve fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi de alınarak keşif yapılmalı, fen ve arkeolog bilirkişiler aracılığı ile arkeolojik sit haritası uygulanmalı taşınmazın tasarruf ve zilyetlik durumu, zilyetliğin başlangıcı, kimden kime intikal ettiği, nasıl sürdürüldüğü konusunda somut olaylara dayalı beyanları alınmalı, kadastro tutanağı ile beyanları çeliştiği takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilmeli, zirai bilirkişiden taşınmazın niteliği, ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı konusunda, fen bilirkişisinden ise keşfi izlemeye olanak veren ayrıntılı krokili rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmemesi de isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.