Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7960 E. 2008/6329 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7960
KARAR NO : 2008/6329
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 23, 24 ve 25 parsel sayılı 5189.15, 7920.76 ve 6599.86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 101 ada 23 sayılı parsel irsen ve taksimen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu …, 101 ada 24 sayılı parsel … köy mezarlığı olarak kullanılması nedeniyle mezarlık vasfı ile … Köyü Tüzel Kişiliği, 101 ada 25 sayılı parsel ise irsen, taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Veysel evlatları …, …, …, …, …, …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde taşınmazların ortak muris …’dan intikal ettiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Davaya dahil edilen Hazine, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddi ile; çekişmeli 101 ada 23, 24, 25 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 101 ada 24 sayılı parselin kadim mezarlık olduğu, diğer taşınmazların ise öncesinin ortak kök muris …’ten gelmesine rağmen uzun yıllar nizasız ve fasılasız davalıların murisi Veysel tarafından kullanılması, …’den sonra mirasçılarının bağımsız zilyetliklerinin 20 yılı aşkın bulunması nedeniyle 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeki koşulların davalı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, sınırında orman bulunması nedeniyle ormandan açıldığını ileri sürerek davaya katıldığı ve dava konusu taşınmazların eylemli olarak sınırında orman bulunduğu halde Mahkemece Hazinenin iddiası üzerinde durulmamış, orman yönünden araştırma, inceleme ve uygulama yapılmamıştır. Öte yandan toplanan delillere göre dava konusu 101 ada 23 ve 25 sayılı parsellerin tarafların ortak murisi …’ten kaldığı ve taşınmazları davalı Veysel ve Veysel evlatlarının kullandığı anlaşılmakta ise de; miras bırakan …’in mirasçılarını gösterir nüfus kayıt örneği varsa veraset belgesi getirtilerek
./..

2008/7960-6329 S/2

tüm mirasçılarının kimler olduğunun tespit edilmemiş, miras bırakanın ölümünden sonra terekesinin mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım varsa uyuşmazlık konusu taşınmazların paylaşım sonucu kime isabet ettiği araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro tespitinden önce yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu varsa orman kadastro haritası ve tutanakları, orman kadastrosu yapılmamış ise 1/25.000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları, taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri ile dayanağı olan kayıtlar ile tarafların ortak kök murisi …’in vukuatlı nüfus aile kayıt tablosu ya da varsa veraset ilamı getirtilerek ve paylaşıma dayanan tarafın bildirdiği deliller toplanıp dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, orman ve ziraat bilirkişi ile fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan muris …’in ölümünden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, taksimde taşınmazlarının davalının murisi Veysel’e düşüp düşmediği, diğer mirasçıların taksimde hangi taşınmazları aldığı, çekişmeli taşınmazların uzun süredir davalı tarafça kullanılıyor olma nedenleri etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, gerektiğinde diğer mirasçılara düşen taşınmazların kadastro tespit tutanakları getirtilerek incelenmeli, mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceği düşünülmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, uzman ziraat bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmazlar hep birlikte gezilip görülmeli, mahkemenin taşınmazın eylemli durumu ile ilgili gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazların toprak yapısı, meyil durumu, komşu parseller ile toprak yapısı mukayese edilerek kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, orman bilirkişisinden varsa orman kadastrosu harita tutanakları uygulanarak orman tahdidindeki durumunu belirtir, orman kadastrosu yapılmamış ise hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planı uygulanarak taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir şekilde krokili raporlar alınmalı, komşu parsellerin kadastro tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, taşınmazın zilyetleri adına 3402 sayılı Yasa’nın 14/son maddesi uyarınca aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şeklide hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.