YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8053
KARAR NO : 2008/6288
KARAR TARİHİ : 17.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 303 ada 1 parsel sayılı 9.068,90 metrekare, 303 ada 3 parsel sayılı 605,35 metrekare, 303 ada 4 parsel sayılı 269,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar sit alanı sınırları içerisinde kadıkları belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli parsellerin sit alanı özelliği taşımadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 303 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin tespitlerinin iptali ile davacı adına tescillerine, taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldığı hususunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 303 ada 3 sayılı parsele ilişkin davanın reddi ile tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
l-) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların 303 ada 3 ve 4 sayılı parsellere yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-) Davalı Hazine’nin çekişmeli 303 ada 1 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tespit gününe kadar davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, dava konusu taşınmaz üzerindeki imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğini kazanıp kazanmadığı ile tarım arazisi niteliğini kazanmışsa davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, çekişmeli taşınmaza komşu 303 ada 2 sayılı parselin kayalık vasfı ile Hazine adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. Uzman jeolog ve ziraatçı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmaz üzerinde imar ve ihyanın tamamlandığı ve çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu bildirilmiş ise de, bilirkişi raporları hüküm için yeterli olmadığı gibi, raporların içeriği raporlarının eki olan fotoğraflarla da çelişmektedir.
./..
2008/8053-6288 S/2
Dosyadaki fotoğraflar eğimi ve taşlık kayalık özellikleri itibariyle taşınmazın imar ve ihya ile iktisaba elverişli yerlerden olmadığı intibaını uyandırmaktadır. Eksik ve yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, üç kişiden oluşacak ziraatçı ve jeolog bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşifte ziraatçı ve jeolog bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki imar ve ihyanın tamamlanarak taşınmazın tarım arazisine dönüşüp dönüşmediği hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı incelemeyi sağlayan ayrıntılı rapor alınmalıdır. Mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı bir sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkiler giderilmelidir. Ayrıca fotoğraflar ile taşınmazın bölümleri arasında irtibat sağlayacak şekilde fenni bilirkişiden açıklamalı rapor istenilmeli, uzman ziraatçı ve jeolog bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile fen bilirkişinin krokisi arasında da gerekli bağlantının kurulmasına özen gösterilmeli, böylece taşınmazın öncesi, niteliği, zilyetliğin şekli ve süresi hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp incelendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.