YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8375
KARAR NO : 2008/7719
KARAR TARİHİ : 01.12.2008
MAHKEMESİ : KIRŞEHİR İCRA MAHKEMESİ
İİK’nun 331.maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’ün ayrı ayrı İİK’nun 331.maddesi gereğince 6 ay hafif hapis ve 1.000.00YTL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
11.07.2006 tarihinde sanık …’ın cezalandırılmasına ilişkin kararın gıyabında verildiği, tebliğ işleminin ise yargılama sırasında kendisine geçerli tebligatların yapıldığı “… mahallesi … sokak No:6”adresi dışında başka bir adrese yapılıp, iadesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapılan tebligat geçersiz olduğundan, temyiz süresinin öğrenme ile başladığının kabulü ile her iki sanık açısından verilen hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda;
Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre: “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmü karşısında;
1- Sanıklardan …’ın kendisine ait işyerini 17.11.2004 tarihinde …’a devretmesi karşısında,bu devrin alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından, işyerini gerçek anlamda devredip devretmediği, halen kim tarafından işletildiği hususunda zabıta araştırması yaptırılmadan işyerinin kimin üzerinde kayıtlı olduğunın ticaret sicili memurluğu ile kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden sorulmadan eksik inceleme ile mahkumiyet karar verilmesi,
2- Sanık …’ün atılı suçu işlediğine dair dosya içerisinde hiçbir delil bulunmadığı halde beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında,” suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK.nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 1.maddesiyle değişik İİK’nun 331.maddesi ve 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
4- Sanıkların üzerine atılı bulunan ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde düzenlenen alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek fiili suç tarihi itibariyle altı aydan üç yıla kadar hapis ve bir milyar liradan yüz milyar liraya kadar ağır para cezasıyla yaptırım altına alındığı gibi, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Yasa’nın 3.maddesiyle değişik 7/1.maddesi ile getirilen, “kanunlarda “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür.” hükmü uyarınca da 01.06.2005 tarihinden itibaren hafif hapis cezası verilemeyeceği gözetilmemesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.