YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8457
KARAR NO : 2008/7655
KARAR TARİHİ : 28.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan Kadastro sırasında 95 ada 23 parsel sayılı 72,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz belgesiz yerlerden olup, kimsenin zilyetliği olmaması nedeniyle davacı Hazine adına tespit edilmiş üzerindeki dükkanların … ve … ile …’ye ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davalıların itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek tapu kaydı nedeniyle taşınmazın … evlatları … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, komisyon kararına dayanak oluşturan tapu kaydının tedavül görmediği, yüzölçümünün taşınmaz miktarından az olduğu ve tapu kaydı malikleri ile itiraz edenler arasında bağ olup olmadığının komisyonca yeterince araştırılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tespit gibi davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … oğulları … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı, davalı dayanağı olan Şubat 304 D. tarih 11 no lu tapu kaydının dava dışı 95 ada 41 sayılı parsele revizyon gördüğü, … ve ’in zilyetliğinin ise 1965 tarihinde başladığı, taşınmazın üzerine 1975 tarihinde dükkan yaptıkları tespit tarihi olan 1983 tarihine kadar 20 yılı aşkın zilyetliklerinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmayıp, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davalı tarafın dayanağı olan tapu kaydının geldisi Şubat 404 tarih 10 nolu tapu kaydı getirtilmemiş ve tapunun kapsamını tayin yönünden yeterli araştırma yapılmamış keşifte, Kadastro Komisyonu incelemesi sırasında dinlenen tanık ve bilirkişiler tanık sıfatıyla dinlenilmemiş, tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla bilgisine başvurulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ayrıca tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dayanak tapu kaydı, ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar ile Kadastro Komisyonu incelemesi sırasında dinlenen tanık ve
bilirkişilerden davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu, tapu kaydı malikleri ile davalıların ve taşınmaz üzerindeki muhdesat sahiplerinin arasında irs ilişkisi olup olmadığı, tapu maliklerinden … ile itirazcıların dedeleri olan …’ın aynı kişi olup olmadığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, böylelikle tapu kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ve davalı tarafın tapu kaydına dayalı hakkının bulunup, bulunmadığı belirlenmelidir. Hazine zilyetlikle mal edinemeyeceğinden tedavül görmeyen tapu kaydının 3402 sayılı Kanun’un 13/B-c maddesi hükmüne göre hukuki değerini kaybetmesi sözkonusu olamaz. Hal böyle olunca mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda tapu kaydının taşınmazı kapsadığının ve davalıların kayıt maliklerinin halefi olduklarının belirlenmesi halinde, kaydın Hazine lehine hukuki değerini kaybetmeyeceği gözönünde bulundurulmalı tapu kaydının taşınmazı kapsamadığının belirlenmesi halinde ise, davalı tarafın taşınmaz üzerinde arsa niteliği ile sürdürdüğü zilyetliğin de iktisap sağlayabileceği düşünülmelidir. Davalılardan … ve …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.