Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8555 E. 2008/7436 K. 20.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8555
KARAR NO : 2008/7436
KARAR TARİHİ : 20.11.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 296 parsel sayılı 44705,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 19.11.2007 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide “A” ve “B” harfi ile gösterilen bölümlerin davacı adına, “C” ve “D” harfi ile gösterilen bölümlerin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu “A” ve “B” harfleri ile gösterilen bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. “A” ve “B” bölümleri davacı adına belgesizden tescil edilen yönünden taşınmazların tutanakları getirtilerek belgesiz listesinde belirtilen taşınmazların gerçekten belgesizden kazanılıp kazanılmadıkları denetlenmemiş, taşınmazın özellikle “B” harfi ile gösterilen bölümü yönünden tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, eğim durumu ve zilyetliğin terk edilip edilmediği hususları yeterince araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, Kadastro Müdürlüğünce gönderilen ve davacı adına belgesizden edinilen parselleri gösteren listedeki taşınmazların kadastro tutanakları getirtilmeli, listede yazılı taşınmazların gerçekten belgesizden tescil edilip edilmediği denetlenmeli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında zilyetliğe dayanılarak en fazla kuru arazide 100, sulu arazide ise 40 dönüm miktarındaki arazinin kazanılabileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Anılan miktarların aşılmadığı tespit edildiği takdirde ise çekişmeli taşınmazın krokide “B” harfi ile gösterilen kısmı yönünden mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın hangi nedenlerle kullanılmadığı, zilyetliğin terk edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği (toprak yapısı, eğimi) ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.