Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8655 E. 2008/7868 K. 05.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8655
KARAR NO : 2008/7868
KARAR TARİHİ : 05.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine, …

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 320 ve 321 parsel sayılı 431,31 ve 635,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 111 ada 320 sayılı parsel … oğlu …’ın, 111 ada 321 sayılı parsel ise … oğlu …’in zilyet ve tasarrufunda iken zilyetliğe ara verilmesi ve taşınmazlar üzerinde ağaçların yetişmesi nedeniyle çalılık niteliği ile davalı Hazine adına, 111 ada 328 parsel sayılı 868,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davacı … ve davalı … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
I- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli 111 ada 328 sayılı parsele yönelik davanın 30.10.2007 tarihli oturumda davalı … tarafından kabul edildiği anlaşılmakla davalı …’in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
2- Çekişmeli 111 ada 320 ve 321 sayılı parsellere yönelik davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların niteliği hususunda üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan rapor alınmamış, zilyediğin sürdürülüş biçimi yöntemi ve 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince aynı kadastro çalışma alanında davacı adına kayıt ve belgeye dayanılmaksızın tesbit ve tescil edilen taşınmaz miktarı hakkında araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşabilmek için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraat mühendislerinden oluşan ziraatçı bilirkişi kurulu ve kadastro fen elemanı huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi, taşınmazların son yıllarda işlenmemesinin zilyediği terk iradesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların niteliği, eylemli durumu ve öncesinin ne olduğu hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacı adına aynı kadastro çalışma alanında kayıt ve belgeye dayanmaksızın tespit ve tescil edilen
taşınmaz miktarı ilgili yerlerden sorularak 3402 sayılı Kanun’un 14.maddesine göre davacının zilyedik yoluyla kazanabileceği taşınmaz miktarının sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyeceği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 5.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.