YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8712
KARAR NO : 2008/8586
KARAR TARİHİ : 29.12.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 218 ada 2 parsel sayılı 1.514,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 218 ada 2 sayılı parselin 1/2’şer paylı olarak davacılar … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu çekişmeli 218 ada 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca bir taşınmazın mülk edinilebilmesi için bu taşınmazın zilyetlikle mülk edinebilecek yerlerden olması ve üzerinde sürdürülen zilyetliğinde ekonomik amacına uygun olması zorunludur. Keşifteki mahkemenin gözlemine, fen, orman ve ziraatçı bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın % 80-90 eğime sahip olduğu üzeri taş ve molozlarla kaplı zilyetlikle mülk edinilmesi mümkün olmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığı ve tarım arazisi olduğunu bildirmiş iseler de, kadastro tespit tutanağına ve eylemli duruma aykırı düşen soyut ifadelere değer verilemez. Hal böyle olunca davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.