Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8819 E. 2008/7550 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8819
KARAR NO : 2008/7550
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Ağır Ceza MAHKEMESİ

Nafaka yükümlülüklerini yerine getirmemek suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344.maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Sakarya 1.İcra Mahkemesinin 13.02.2007 tarihli ve 2006/3230-2007/256 sayılı kararına vukubulan itirazın süresinden sonra yapıldığından bahisle reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 07.06.2007 tarihli ve 2006/3230-2007/256 sayılı kararına vaki itirazın keza reddine dair, Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2007 tarihli ve 2007/382 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, gıyapta verilen kararın sanığın … Mahallesi Keten Sokak No: 7 İzmit olan adresine “İzmit” yerine “İzmir” yazılmak suretiyle çıkartılan ilk tebligatın bila tebliğ iadesini müteakip bu kez aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 35.maddesi uyarınca tebligat çıkartıldığı nazara alındığında, adı geçen sanığın bilinen en son adresine daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış bulunması dolayısıyla, Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi kapsamındaki adresine, önce bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi sebebiyle anılan Kanun’un 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamaması halinde, anılan Kanun’un 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması yerine, belirtilen işlemler yerine getirilmeksizin, anılan kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli kabul edilemeyeceeği cihetle, sanık vekili tarafından verilen 28/05/2007 tarihli dilekçenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak merciince değerlendirilebileceği ve itirazın bu yönden kabulü ile işin esası hakkında karar verilmesi yerine yazılı şekilde itirazın süresinden sonra yapıldığının bahisle reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.09.2007 gün ve 44706 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 24.09.2007 gün ve K.Y.B.2007/181702 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlunun tebligat adresi Server Mahallesi Keten Sokak No:7 İzmit olmasına rağmen, gıyabında verilen cezalandırılmaya yönelik kararın “İzmit” yerine “İzmir” yazılmak suretiyle çıkarılan tebligatın bila tebliğ iadesinden sonra, borçlunun bilinen son adresine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmadığı gözetilmeksizin, kararın bu kez 7201 sayılı Kanun’un 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, yasaya açıkça aykırı şekilde yapılan tebligatın geçersiz olduğu, hal böyle olunca geçersiz tebligatın 16.05.2007 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, itirazın gerçekleştiği 28.05.2007 tarihinin öğrenme tarihi olduğunun, bir başka anlatımla itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu itibarla itirazın esası hakkında karar verilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2007 tarih ve 2007/382 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.