Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8874 E. 2009/547 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8874
KARAR NO : 2009/547
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden T.H. S.S. Bornova Sezen Koop. Vekili Avukat … … … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ancak kooperatifin tasfiye aşamasına geldiği halde müvekkiline konutunun verilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin konutunun tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu mümkün olmaz ise konut bedeli olarak ıslahla birlikte toplam 68.000-YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının üyeliğini devrettiğini, devralan kişinin de üyelikten istifa etiğini, konutun da kooperatife döndüğünü savunmuştur. Mahkemece, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, her ne kadar davacının borcunun bulunduğu savunulmuş ise de bu borcun kooperatifçe tahsilinin mümkün olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davaya konu dairenin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı, daire ya da bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; öncelikle davalı kooperatifçe davacının kooperatif üyesi olmadığı savunulmuş olup, bu savunma husumete ilişkin olduğundan, mahkemece öncelikle bu hususun resen araştırılması, tarafların bu konudaki delilleri toplanarak davacının gerçekten kooperatif üyesi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre davanın esasına girilmesi gereklidir. Mahkemece bu iddia, davacının üyeliğinin, dava dışı kardeşine devrettiği bildirilen tarihten sonra olduğu gerekçesiyle kabul edilmemiş ise de; daha sonraki yıllarda kooperatif genel kurullarına davacının kardeşi ile birlikte katıldığı savunulmaktadır. Ayrıca kooperatif hisse devri sözleşmesi, şekil şartına da bağlı değildir. Bir üyenin rızası dahilinde, bir başka kişinin üye olarak başvurması üzerine, bu kişinin kooperatifçe üye olarak kabul edilmesi, genel kurullara çağrılması gibi durumlarda, artık bu kişinin zımnen kooperatif üyesi olduğunun kabulü mümkün olduğundan mahkemenin bu husustaki gerekçesi yerinde değildir. Diğer yandan, kooperatife karşı üyesi tarafından tapu iptali tescil davası açılabilmesi için bulunması gereken şartlar araştırılmaksızın, tapu kaydının iptali ile üye adına tesciline karar verilmesi de doğru değildir. Mahkemece, davacının kooperatife borcunun olup olmadığının, kooperatifte ferdileşmeye geçilip geçilmediğinin, diğer üyelere tapularının verilip verilmediği hususlarının araştırılması ve sonucuna göre tescil istemi hakkında karar
verilmesi gerekirken, bunun aksine, borcu olsa da tahsilinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi de isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.