YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9046
KARAR NO : 2008/8243
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ : İZMİR 8. İCRA MAHKEMESİ
İİK’nun 333/a maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve … haklarında açılan davanın İİK’nun 347.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Mahkemece aciz belgesinin 11.12.2003 tarihinde alınmasına rağmen kararda 11.02.2003 olarak kabul edilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
İİK’nun 333/a maddesindeki “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmü karşısında, sanığa isnat edilen suçun oluşumunda, aciz belgesinin alınmış olması sonuca etkili değildir. Suç tarihinin, aciz belgesinin alındığı tarih değil, borçlu şirkette yönetim yetkisine sahip olan sanıkların alacaklısı müştekiyi zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiklerini öğrenip, borçlu şirket yöneticilerinin bu amaçla yaptıkları tasarrufların iptaline yönelik İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 1999/69 esas sayıda açtıkları tasarrufun iptali davasının açıldığı 01.02.1999 tarihinin olduğunu kabul etmek gerekir.
Şikayet tarihi olan 05.02.2004 tarihi ile müşteki tarafın suçu öğrenme tarihi olan 01.02.1999 tarihleri itibarıyla,şikayet süresi İİK’nun 347.maddesi yerine 765 sayılı TCK’nun 108.maddesine göre hesaplanmalıdır.Müştekinin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 108.maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 05.02.2004 tarihinde şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında TCK’nun 108.maddesi gereğince davanın düşürülmesi yerine,olayda uygulama imkanı bulunmayan İİK’nun 347.maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi, yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının “sanıklar hakkında açılan davanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 108.maddesi gereğince düşürülmesine” denilmek suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi gereğince isteme aykırı olarak düzeltilerek ONANMASINA, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.