Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/9152 E. 2008/8716 K. 30.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9152
KARAR NO : 2008/8716
KARAR TARİHİ : 30.12.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 5 parsel sayılı 3999,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, pay hibesi, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, 186 ada 6 parsel sayılı 3699.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlere …, 186 ada 7 parsel sayılı 7149.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle …, 186 ada 8 parsel sayılı 2791.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle … ve 186 ada 28 parsel sayılı 2794.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle … adına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olmadığı ve davalılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı iddialarına dayanarak 186 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında …’ı diğer parseller yönünden tespit maliklerini hasım göstererek ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 186 ada 5 nolu parsele yönelik davanın husumet nedeni ile reddine, 186 ada 6, 7, 8 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu 186 ada 5 nolu parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 186 ada 28 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile dava konusu parselin jeoloji mühendisi ve teknik bilirkişilerin 12.05.2008 tarihli müşterek raporlarına ekli krokide “C” harfi ile gösterilen 335,99 metrekarelik bölümün ifrazı ile taşınmaz aktif çay yatağı içerisinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, bu kısım çıktıktan sonra bakiye kalan teknik bilirkişilerin raporunda “A” harfi ile gösterilen 2458,65 metrekarelik bölümün tespitte olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 186 ada 8 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile dava konusu parselin jeoloji mühendisi ve teknik bilirkişilerin 12.05.2008 tarihli müşterek raporlarına ekli krokide “C” harfi ile gösterilen 1096,72 metrekarelik bölümünün ifrazı ile taşınmaz aktif çay yatağı içerisinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, bu kısım çıktıktan sonra bakiye kalan teknik bilirkişilerin raporunda “A” harfi ile gösterilen 1695,27 metrekarelik kısmın tespitte olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu 186 ada 7 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile dava konusu parselin jeoloji mühendisi ve teknik bilirkişilerin 12.05.2008 tarihli müşterek raporlarına ekli krokide “B” ve “C” harfleri ile gösterilen 1533,98 metrekarelik bölümün ifrazı ile taşınmaz aktif çay yatağı içerisinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, bu kısım çıktıktan sonra bakiye kalan, teknik bilirkişilerin
raporunda “A” harfi ile gösterilen 5611,11 metrekarelik bölümün tespitte olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 186 ada 6 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile dava konusu parselin jeoloji mühendisi ve teknik bilirkişilerin 12.05.2008 tarihli müşterek raporlarına ekli krokide “B” ve “C” harfleri ile gösterilen 759,77 metrekarelik bölümün ifrazı ile taşınmaz aktif çay yatağı içerisinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, bu kısım çıktıktan sonra bakiye kalan teknik bilirkişilerin raporunda “A” harfi ile gösterdiği 2939,83 metrekarelik kısmın tespitte olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile …’ın dışındaki davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kadastro davalarında husumetin tespit malikine yöneltilmesi zorunludur. Çekişmeli 186 ada 5 parsel sayılı taşınmaz İbrahim kızı Esma Aydın adına tespit edildiği halde, davacı Hazine temsilcisi tarafından 10.10.2007 tarihli dava dilekçesi ile İbrahim oğlu … davalı gösterilerek dava açılmıştır. İbrahim oğlu … çekişmeli 186 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olmadığına göre kendisine husumet yöneltilerek açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, çekişmeli 186 ada 5 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2- Davacı Hazine vekili ile davalılar vekilinin karşılıklı olarak diğer taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli 186 ada 6, 7, 8 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar tarla niteliği ile ayrı ayrı ilgili davalılar adına tespit edilmiş, davacı Hazine temsilcisi tarafından çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olmadıkları ve tespit malikleri adlarına edinme koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek dava açılmıştır. Çekişmeli taşınmazlar başında yapılan her iki keşfe de katılan yerel bilirkişi ile 20.02.2008 tarihinde yapılan birinci keşifte bilgilerine başvurulan davalı taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri, öncesi bir bütün olan çekişmeli taşınmazların 50 yıldan fazladır davalı tarafın eklemeli zilyetlikleri altında bulunduğunu bildirmiştir. Birinci keşiften sonra raporunu dosyaya sunan uzman ziraatçı bilirkişi 186 ada 8 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 186 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların “A” harfleri ile gösterilen bölümlerinin uzun yıllardan bu yana toprak işlemesi yapılarak tarımsal amaçlı kullanılmış, imar-ihyaları uzun yıllar önce tamamlanmış ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunu; 186 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların “B” harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise bitişik dere ile bütünlük arz eden, üzerlerinde herhangi bir imar-ihya işlemi gözlenmeyen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirmiştir. 25.04.2008 tarihinde yapılan ikinci keşiften sonra 12.05.2008 havale tarihli uzman fen bilirkişi ile ortak imzalı raporunu dosyaya sunan uzman jeolog bilirkişi raporuna göre ise, 186 ada 6, 7, 8 ve 28 parsellerin “A” harfleri ile gösterilen bölümlerinin imar ve ihyaları 20-25 yıl önce tamamlanmış yerler olduğu, 186 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların “B” ve “C” ile 186 ada 8 ve 28 parsel sayılı taşınmazların “C” harfleri ile gösterilen bölümlerinin çay yatağı sayılan ve çaydan kazanılan yerlerden olduğu, imar ve ihyalarının 5-10 yıl önce tamamlandığı, bildirilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların niteliklerini belirlemek yönünden dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları çekişmeli taşınmazların üzerindeki imar-ihyanın ne zaman tamamlandığına ilişkin uzman bilirkişi raporları ile bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve
tanık sözleri arasında doğan aykırılıklar giderilmeden karar verilmiştir. Eksik ve yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, iki ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, zaman içinde sınırlarında değişme olup olmadığı, özellikle dere yatağına doğru sınırlarının genişletilip genişletilmediği, dere yatağı ile taşınmazlar arasında inşa edilen seddenin hangi tarihte yapıldığı, kullanılan arazi miktarında değişmeye neden olup olmadığı gibi taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş şeklinin ve süresinin belirlenmesi için gerekli hususlar sorulup saptanmalı, beyanları arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Aynı şekilde keşfe katılacak uzman teknik bilirkişi kurulundan, aktif dere yatağı ile tarım arazilerinin sınırını kesin olarak belirleyen, taşınmazların niteliğini, üzerlerindeki imar-ihyanın başlangıç ve tamamlanma tarihlerini, taşınmazların hangi bölümlerinin imar- ihyaya konu olmadığı hangi bölümlerinin tarımsal amaçla ve kaç yıldan bu yana kullanıldığını bildirir ayrıntılı ve eski raporlardaki görüşler ile komşu parsellerle mukayeseli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.