YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9200
KARAR NO : 2008/7552
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ : İZMİR 5. İCRA MAHKEMESİ
Nafaka borcunu ödememek eyleminden borçlu …’ın 2004 sayılı İİK’nun 344.maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine tabi tutulmasına dair, İzmir 5.İcra Mahkemesinin 01.05.2008 tarihli ve 2007/5836 esas, 2008/1180 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
İzmir 5.İcra Ceza Mahkemesince verilen kararın sanığa tebliği üzerine süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesini müteakip, sanık vekili tarafından yapılan itirazın süre yönünden reddine dair mercii İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın usulüne uygun olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Borçlu sanık adına düzenlenen 53 örnek icra emrinin vekile tebliğ edildiği, bu nedenle atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemekle, kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.10.2008 gün ve 51470 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 31.10.2008 gün ve 2007/218702 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesince, İzmir 5.İcra Mahkemesinin borçlunun cezalandırılmasına yönelik kararına karşı, yasal süresi geçtikten sonra verilen itiraz dilekçesi üzerine, itirazın bu nedenle reddine dair kararı usulüne uygun bulunarak yapılan inceleme sonucunda;
Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresinde yapılır. Ancak tebliği alacak kişinin müracaatının bulunması, kabulü koşuluyla her yerde yapılabilir. (Teb.K.M.10) Tebligatı, tebliğ muhatabı adına almaya yetkili kimseler yasayla ayrıca belirlenmiştir. Buna göre tebligatın vekil vasıtası ile takip edilen işlerde vekile (Teb.K.M.11); tüzel kişilerde yetkili temsilciye, bunlar birden ziyade ise yanlız birine, (Teb.K.M.12); tüzel kişiler adına kendilerine tebligat yapılacak kimselerin mutad iş saatlerinde bulunamamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir durumda oldukları takdirde orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine (Teb.K.M.13) yapılması gerekmektedir. İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2005/3815 esas sayılı takip dosyasında borçlu hakkında çıkarılan icra emrinin tebliği yasal düzenlemelere aykırı olarak sanığın vekili olan avukatına yapılmıştır. Tebliğden önce borçlunun icra dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğine dair bir bilgi bulunmadığı
gibi, boşanma davasındaki vekillik ilişkisinin bu dosyadan ayrı olarak düşünülmesi gerektiği de dikkate alınmamıştır. Bu hali ile yapılan tebligat geçersizdir. Bir başka anlatımla borçlu sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş icra emrinden söz edilemeyeceğine göre isnat edilen suç da oluşmamıştır. Hal böyle olunca yazılı şekilde borçlunun cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İzmir 5.İcra Mahkemesinin 01.05.2008 gün ve 2007/5836-1180 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu … hakkında borcunu ödememek eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.