YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9347
KARAR NO : 2008/8798
KARAR TARİHİ : 31.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tavzih isteyen …’nın vekili olarak kızı … 24.7.2008 tarihli dilekçe ile… Kadastro Mahkemesinin 1997/434 esas ve 1998/1303 karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararında 304 ada 8 parsel sayılı taşınmazın hüküm kısmında davacının adının …, soyadının … olarak yazıldığını aslında gerçek isminin … ve soyadının … olması nedeniyle bu yanlışlığın tavzih yolu ile düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda tavzih talebinin kabulüne ve 10.12.1998 tarih, 1997/434 esas, 1998/1303 sayılı kararın başlık kısmında ve hüküm fıkrasında … … olarak belirtilen davacının kimlik bilgilerinin … ve… kızı, 1.7.1921… doğumlu … şeklinde tavzihine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili olarak tavzih talebinde bulunanın davacının kızı olduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 31/1. maddesine göre kadastro işlerinde akrabalardan sadece karı ve koca birbirlerini vekil tayin edebilirler. Bunun dışındaki diğer akrabalara bu yetki tanınmamıştır. Ayrıca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 455. Maddesine göre tavzih isteği hükmün icrasına kadar istenebilir. Tavzihi istenen karar 13.10.2000 tarihinde kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Bundan sonra tavzih isteğinde bulunulamaz. Bu nedenlerle tavzih isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.