YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9414
KARAR NO : 2009/3687
KARAR TARİHİ : 26.05.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı müdahalenin önlenmesi, muarazanın giderilmesi ve daire teslimi istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin aynı durumdaki diğer ortaklardan fazla ödeme yaptığı halde, davalı kooperatifin müvekkilinden 4.980.500.000 TL aidat, 3.000.000.000 TL daire değer farkı ve fuzuli işgal nedeniyle 1.125.000.000 TL ecrimisil talep ettiğini ileri sürerek, davalı kooperatife borcu olmadığının ve dairenin müvekkiline ait olduğunun tespiti, daireye yönelik muaraza ve müdahalesinin önlenmesi ferdi mülkiyet gerçekleşmişse dairenin tapusunun müvekkili adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Davalı vekili, davacının (A) grubunda üye olarak görünmesine rağmen (B) grubu apart dairede oturduğunu, öncelikle tercih ettiği üyelik tipini tercih etmesi gerektiğini, henüz ferdileşmeye geçilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, emsal üyeler arasında en düşük ödemenin davacıya ait olduğu, aidat borcunun tümünü yatırmayan davacının kooperatife borcu bulunması nedeniyle muarazanın giderilmesini isteyemeyeceği, borcun ödenmesi ile zaten muarazanın ortadan kalkacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, B tipi dairenin davacıya ait olduğunun ve 2005 yılı Nisan ayı itibarıyla davacının kooperatife borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderildikten sonra, davacı, temyizden feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. HUMK’nun 95. maddesine göre davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 26.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.