Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/9607 E. 2008/8393 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9607
KARAR NO : 2008/8393
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar … ve müşterekleri, 18.4.2008 tarihli dava dilekçesi ile … İlçesi …Köyünde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında …Köyü Tüzel Kişiliğinin zilyetliği altında bulunan, orta malı mera niteliğindeki taşınmazların hukuka aykırı bir şekilde köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ile kadastro tespit çalışmaları sırasında görev yapan yerel bilirkişilerin adlarına tespit edildiğini bildirerek ve köy muhtarı … ve arkadaşlarını davalı göstererek dava açmıştır. Mahkemece ilk oturumda davanın davacıların aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, … ile 7 arkadaşı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece aktif husumet yokluğu nedeniyle davacıların davalarının reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Davacılar … Kadastro Mahkemesi aracılığı ile mahkemeye gönderdikleri 18.4.2008 tarihli dava dilekçeleri ile … İlçesi …Köyünde yapılan kadastro sırasında …Köyü Tüzel Kişiliğine ait olan taşınmazların kadastro çalışmalarında görev yapan tespit bilirkişileri ile köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri adına tespit edildiğini bildirerek dava açmışlardır. Davacılar dava dilekçelerinde dava açtıkları taşınmazların parsel numaralarını ve her bir taşınmaz için dayandıkları iddiaları ayrı ayrı bildirmemekle birlikte, dava dilekçelerinde genel olarak bildirdikleri iddialarına ve iddiaların ileri sürülüş şekline göre, kamu orta malı niteliğindeki taşınmazlar yönünden dava açtıkları anlaşılmaktadır. Köy sınırları içinde bulunan kamu orta malları ile ilgili davaların aynı köyde oturan ve kamu orta mallarından yararlanmak durumundan olduğundan dava açmakta hukuki yararı bulunan herkes tarafından açabileceği Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece dava dilekçelerinde bildirdikleri iddialarına ve bu iddiaların ileri sürülüş şekline göre davacıların kamu orta malı niteliğinde bulunan taşınmazlar yönünden dava açma haklarının olduğu kabul edilerek; davacılardan dava ettikleri taşınmazlar ile her bir taşınmaz yönünden dayandıkları hukuki nedenler sorulup saptanmalı, ilgili taşınmazlara ait tutanak asılları, askı ilan tarihleri ile varsa tespitlerin dayanağını oluşturan tüm kayıtlar tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle dosya içine getirtildikten sonra; öncelikle davanın askı ilan süresi içinde açılıp açılmadığı ve bu nedenle kadastro mahkemesinin görevli olup olmadığı saptanmalıdır. Davanın askı ilan süresi içinde açılmadığının belirlenmesi halinde, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmelidir. Davanın askı ilan süresi içinde açıldığı ve davaya bakmaya kadastro mahkemesinin görevli olduğunun belirlenmesi halinde; davalılar adına tesbit edilmiş olup davacıların kamu orta malı niteliğindeki mallardan olduklarını bildirdikleri taşınmazlar yönünden tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri toplanarak ulaşılacak sonuca göre işin esasıyla ilgili bir hüküm kurulmalıdır. Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.