YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9869
KARAR NO : 2008/8400
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 45 parsel sayılı 2809.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 106 ada 3 ve 46 parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün olarak … mirasçılarının kullanımında olmakla birlikte 1986 tarihli fotoğrametrik paftada kumluk olarak görünmesi nedeniyle zilyetlikle edinme süresinin tamamlanmadığı açıklanarak davalı Hazine adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesinde “… evlatları …, …, …, … ve …’lerin işgalinde” olduğu gösterilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 1/6 hisselerle … mirasçıları … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro mahkemeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11/1. maddesi uyarınca yapılan 30 günlük askı ilan süresi içinde açılan davalara bakmakla görevlidirler. Askı ilan süresi içinde dava açılmayan kadastro tutanaklarına ilişkin tespitler kesinleşir ve kesinleşmiş tutanaklara karşı açılacak davalara bakma görevi genel hukuk mahkemelerine aittir. Somut olayda dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının 04.10.2006 ila 03.11.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve davacı tarafından 17.11.2006 harç ve havale tarihli dilekçe ile dava açıldığı anlaşılmaktadır. “Görev” hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunlu olduğundan mahkemece, davanın askı ilan süresi geçtikten ve tespit kesinleştikten sonra açılmış olması nedeniyle görevsizliğe, dosyanın görevli ve yetkili genel hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.