YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9879
KARAR NO : 2009/41
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
MAHKEMESİ : Bağcılar İcra Mahkemesi
Nafaka hükmüne uymamak eyleminden borçlu …’in İcra ve Iflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Bağcılar İcra Mahkemesinin 30.11.2006 tarihli ve 3906/1229 esas, 2005/ (2006)/2147 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
1- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve Iflas Kanunu’nun 344. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi 1. fıkrasında “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, karar tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nu 20/2-d maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 04.11.2004 tarihi ile karar tarihi olan 30.11.2006 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunun gözetilmemesinde,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla degişik 7. maddesi 1. fıkrasında “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığına, 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, üzerine atılı eylemden dolayı sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında, isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.10.2008 gün ve 51135 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 19.11.2008 gün ve KYB:2008/229286 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GERE GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlunun nafaka borcunu ödememe eyleminde suç tarihi şikayet tarihinden geriye doğru bir aylık nafaka alacağının muaccel olduğu tarihtir. Somut olaya bakıldığında, müştekinin 3.2.2006 tarihli dilekçe ile borçlu hakkında şikayette bulunduğu dikkate alındığında suç tarihinin 3.1.2006 olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca idari para cezası verilmesi gerekmeyecektir.
Yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde tebliğnamenin (1) no’lu sırasında kanun yararına bozma istemi incelendiğinde ise, suç tarihi, eyleme uyan ceza türü ve süresi göz önüne alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığını kabul etmek gerekir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine düzenlediği tebliğname yerinde görülmemekle, kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.