Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/9887 E. 2008/8110 K. 19.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9887
KARAR NO : 2008/8110
KARAR TARİHİ : 19.12.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 2 parsel sayılı 8.897,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın imar ve ihya edilmediği taşlık, kayalık, çalılık yerlerden olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda “C” harfi ile gösterilen kısmının aktif çay yatağı içinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, “A” harfi ile gösterilen kısmının tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda “C” harfi ile gösterilen kısmının aktif çay yatağı içinde kaldığından tespit dışı bırakılmasına, “A” harfi ile gösterilen kısmının ise aktif dere yatağında kalmayıp tarla olarak kullanıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle bu kısmın davalı adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve davalı tanıklarınca, davalının murisleri ile birlikte zilyetliğinin 50 yılı aşkın olduğu bildirilmiş, ziraatci bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24.03.2008 tarihli raporda dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarla olarak kullanıldığı, imar ve ihyanın tamamlandığı belirtilmiş, buna karşın jeolog bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 12.05.2008 tarihli raporda taşınmazın “C” harfi ile gösterilen kısmı üzerindeki imar ve ihyanın 5-10 yıllık olduğu belirtilmiş olduğu halde mahkemece bilirkişi ve tanık beyanları ile uzman bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi, zilyetlik tanıkları ve tespit bilirkişilerden zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş şekli konusunda ayrıntılı bilgi alınmalı iki ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan da taşınmazın niteliği, imar ve ihyanın başlangıç ve tamamlanış tarihi, taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kaç yıldan bu yana kullanıldığı hususlarında ayrıntılı ve eski raporları da irdeleyen gerekçeli rapor istenilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.