Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1087 E. 2009/1766 K. 19.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1087
KARAR NO : 2009/1766
KARAR TARİHİ : 19.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 38, 113 ada 94, 454 ve 455 parsel sayılı 135.4353,39, 282.5079,47, 416.4778.05 ve 39.8179,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların Köye ait mera olduğu iddiasına, davacılar …, … ve … kendilerine ait 8.000 m2 arazinin 113 ada 455 parsel içerisinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kesin süre içerisinde keşif masrafları yatırılmadığından 3402 sayılı Kanun’un 36/1. maddesi gereğince davanın reddine, çekişmeli 113 ada 94, 454 ve 455 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davacı … Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 21.02.2008 tarihli duruşmada keşif avansı olarak belirlenen ücretin 09.05.2008 tarihine kadar yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmiş, davacılar duruşmada hazır olmadığından davacı tarafa kesin süreye ilişkin meşruhatlı davetiye tebliğine karar verilmiş, ancak davacılara tebligat yapılmamıştır. Hal böyle olunca kendilerine kesin süre verildiğine dair ara karar tebliğ edilmeyen davacıların verilen kesin süre ile bağlı olmayacakları, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edilmiş sayılmayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda verilen kesin süre usulüne uygun kabul edilemeyeceğinden yazılı gerekçeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli 101 ada 38 parsel hakkındaki dava yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.