YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1233
KARAR NO : 2009/1383
KARAR TARİHİ : 09.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 14, 15, 16, 17 ve 18 parsel sayılı 26551.31, 10551.03, 17402.31, 17045.08, 6259.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 112 ada 16, 17, 18 sayılı parseller kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı …, 112 ada 14 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 112 ada 15 sayılı parsel de Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 112 ada 16, 17, ve 18 sayılı parsellerin bir bütün olup, yüzölçümünün 50.000 metrekare olmasına rağmen 9294 metrekare eksik miktarla tespit edildiğini ileri sürerek eksikliğin komşu 112 ada 14 ve 15 sayılı parsellerden tamamlanması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne 112 ada 14, 16, 17, 18 sayılı parsellerin tespit gibi, 112 ada 15 sayılı parselin ise, davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından ve davacı … vekilince yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı vergi kaydının davacı adına tespit edilen 112 ada 16, 17 ve 18 sayılı parseller ile birlikte Hazine adına tespit edilen çekişmeli 112 da 15 sayılı parseli de kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taşınmazını satın aldığı şahıs adına kayıtlı bulunan 1937 tarih ve 212 sıra numaralı vergi kaydına dayanmıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundan davacının 16, 17 ve 18 sayılı parsellerde zilyetliğinin bulunduğu, çekişme ve temyiz konusu 112 ada 15 sayılı parselin ise ekilip biçilmediği, yüksek, eğimli ve taşlı bir yapıya sahip olup, taşlı tarım arazisi niteliğinde olmadığı, bir kısmının ise öncesinin mezarlık olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının dayandığı vergi kaydının sınırlarının dava konusu 15 sayılı parseli de kapsadığı belirtilmiş ise de; vergi kaydı mülkiyet belgesi olmayıp zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydı hukukça bir değer taşımaz. Hal böyle olunca davacı yararına zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşulları gerçekleşmediğinden 15 sayılı
parsel hakkındaki davanın da reddi ile tespit gibi ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı adına tesciline karar verilmesi yerinde bulunmadığı gibi, kabule göre de, davacı 9294 metrekare yüzölçümündeki bölümün adına tescilini istediği halde, talep aşılmak suretiyle 10551.03 metrekare yüzölçümündeki çekişmeli 112 ada 15 sayılı parselin tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.