Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1279 E. 2009/5373 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1279
KARAR NO : 2009/5373
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 233 ada 103 parsel sayılı 884,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz sit alanı içinde kaldığı ve zilyetlikle mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacılar adına tesciline, taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 5663 sayılı yasayla değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi hükmüne göre birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez. Mahkemece bu konuda araştırma yapılmış ise de alınan bilirkişi raporları soyut içerikli olup hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Fen ve arkeolog bilirkişiler tarafından memleket haritası, sit alanı haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle çekişmeli taşınmazın bu haritalar üzerinde konumu işaretlenerek denetime elverişli bir rapor tanzim edilmemiştir. Çekişmeli taşınmazın, idare tarafından gönderilen sit haritası üzerinde işaretlenen konumu ile orman bilirkişi raporu ekinde bulunan haritalar üzerinde işaretlenen konumu birbirinden farklıdır. Yetersiz ve dosya kapsamıyla çelişen bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar verilmez. Hal böyle olunca, mahallinde, daha önce dinlenmemiş iki uzman fen ve bir arkeolog bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, bilirkişilerden memleket haritası, sit alanı haritası ve kadastro paftasını çakıştırmak suretiyle düzenlenecek harita üzerinde çekişmeli taşınmazın yerinin ve orman bilirkişi raporunda yer alan haritalarda gösterilen “ …, …, … ve … işaretlenmesi istenmeli, çekişmeli taşınmazın sit alanı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise sit alanının niteliği kesin olarak saptanmalı, çekişmeli taşınmazın “birinci” ya da “ikinci derece arkeolojik sit alanı” içinde kaldığının anlaşılması halinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 5663 sayılı yasayla değişik 11/1. maddesi hükmü uyarınca bu kabil yerlerin zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği dikkate alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.