Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1289 E. 2009/1517 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1289
KARAR NO : 2009/1517
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yenileme kadastrosu sırasında eski 106 parsel sayılı 216 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 106 ada 5 parsel sayısı ile 247.13 metrekare yüzölçümü ile, eski 105 parsel sayılı ve 272 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 106 ada 4 parsel sayısı ve 277.17 m2 yüzölçümü ile yenilemeye tabi tutulmuşlardır. 106 ada 4 sayılı yenileme parselinin maliki … mirasçıları … ve … vekili, yasal süresi içinde eski 106 sayılı parselin sınırlarının yenileme sırasında davacıların taşınmazına tecavüzlü olarak tespit edildiği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 106 sayılı ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların yenileme doğrultusunda tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar vekiline verilen kesin süreye karşın dahili davalı … ’nın davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlanması için gerekli masrafı yatırmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilemesi Hakkında Kanun’un 5. maddesindeki düzenlemeye göre yenileme tespitlerine karşı yapılacak itirazlar ve açılacak davalar, sonradan yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 48/2. maddesi uyarınca, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır. Davaya konu tapulamanın eski 106 parsel sayılı taşınmaz (yenilemenin 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazı) yenileme tarihi itibariyle tapu sicilinde 1/4 hisselerle … kızı … , … oğlu … , … oğlu … ve … oğlu … adına kayıtlı bulunmaktadır. Davacılar vekili tarafından 4.4.2005 tarihli dava dilekçesi ile Kadastro Müdürlüğü ve Süleyman oğlu … davalı gösterilerek dava açılmış; daha sonra diğer tapu paydaşları dahili davalı olarak davaya katılmıştır. Dosya içinde bulunan tapulama tutanağı ve tapu kaydı ile nüfus kayıtları ve veraset ilamlarına göre, tapu sicilinde 1/4 paydaş bulunan … oğlu … ile … kızı … (…) mirasçısı … oğlu … aynı kişi olup kendisine 10.6.2005 tarihinde bizzat dahili dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Bu husus 20.6.2005 tarihli oturumda tutanağa da geçmiştir. Daha önce dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya katılmış olan kişiye yeniden tebligat yapılmak amacıyla davacılar vekiline kesin süre tanınarak işlem yapılması usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, tanınan kesin süreye ilişkin ihtarda davacılar vekiline
yüklenen yükümlülük ile bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde karşı karşıya kalacağı hukuki sonuç açık şekilde kendisine bildirilmemiştir. Kaldı ki taraf teşkili mahkemelerin re’sen gözetecekleri görevlerinden olup, gerektiğinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesi uyarınca tebligat giderlerinin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanması da olanaklıdır. Kabule göre de, husumet ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmayan Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmemesinde de isabet bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.