YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1292
KARAR NO : 2009/1518
KARAR TARİHİ : 12.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 221 ada 20 ve 245 ada 44 parsel sayılı 1715.19 ve 9360,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların eşit paylarla davalı ve kendisi adına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin 1/5 payının davacı …, 4/5 payının davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların ortak muris … ’den kaldığı, paylaşıma dayanan davalı …’ün paylaşmayı kanıtlayamadığı, taşınmazların uzun süredir … tarafından kullanılmasının tek başına paylaşmanın karinesi olamayacağı, davacı dışındaki diğer kardeşlerin tarlaları bölüştüğü, çekişmeli taşınmazlarda davacının 1/5 payının bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; dinlenen yerel ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının beyanları taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü hususunda yeterli bulunmadığı gibi, beyanlar arasında doğan çelişkiler yöntemince giderilmeden hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların ortak muris … oğlu … ’den kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, … mirasçıları arasında usulen yapılmış bir paylaşma olup olmadığı; varsa, çekişmeli taşınmazların kimin payına düştüğü, davacının çekişmeli taşınmazlar üzerinde herhangi bir hakkının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taraflardan aralarındaki uyuşmazlığın çözümü hususunda beyanda bulunabilecek tanık göstermeleri istendikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, ölüm günü itibariyle ortak muris … terekesine hangi taşınmaz ve taşınır malların dahil olduğu, ortak murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında tüm mirasçıların veya yetkili temsilcilerinin katıldıkları yöntemine uygun biçimde bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, hangi mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, paylarına taşınmaz düşmeyen mirasçıların bunun karşılığında ne aldıkları, bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu; yöntemine uygun bir paylaşma yapılmamışsa, çekişmeli taşınmazların sürekli davalı …’ün zilyetliğinde bulunma sebepleri, zilyetliği nedeniyle diğer mirasçılar ile arasında çekişme doğup doğmadığı ve doğan çekişmelerin nasıl giderildiği, mirasçılar arasında pay satışları olup olmadığı, varsa kimler arasında ne zaman ve hangi taşınmazlar yönünden olduğu gibi hususlar tek tek, olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri ölüm günü itibariyle ortak muris … terekesine dahil olan taşınmazların tutanak örnekleri ve dayanakları getirtilip, incelenmek suretiyle denetlenmelidir. Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, mirasçılar arasında paylaşmaya dayanan davalı tarafın paylaşımı kanıtlamaları halinde paylaşıma uygun olarak; aksi halde ise birleşen 2005/161 esas sayılı dava dosyasındaki keşif tutanağında yer alan yerel bilirkişi beyanında söz edilen, davacı ve davalı … arasındaki miras payının devri sözleşmesinin nasıl sonuçlandığı açıkça belirlenerek ve dosya içeriğine göre ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı … mirasçısı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.