YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1423
KARAR NO : 2009/1677
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 14, 56, 87 ve 132 parsel sayılı 2320.41, 2561.59, 9792.82, 6173.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar zilyetliğin terki ve ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyeTliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 107 ada 14, 56, 87 ve 132 parsel sayılı taşınmazların davacının murisi … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ile taşınmazların öncesinin ham toprak ya da tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve ziraatçi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklardan tanık sıfatıyla dinlenecek tespit bilirkişilerinden, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı taşınmazların öncesinin ham toprak ya da tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliği, özellikle öncesinin
ham toprak ya da tarım arazisi olup olmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanaklar ve dayanakları kayıt ve belgeler ile denetlenmeli, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki görülmesi halinde giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.