Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1474 E. 2009/1547 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1474
KARAR NO : 2009/1547
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 280 parsel sayılı 5029,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve paylaşma nedeniyle eşit paylarla … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydının miktar fazlasının Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (B) harfi ile gösterilen 3191,73 metrekarelik kayıt miktar fazlası bölümünün davacı Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalılar adına eşit paylarla tesciline, (B) harfi ile işaretli bölüm üzerindeki 105 adet zeytin ağacının davalılara ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası olan bölümünün öncesinin orman olduğu, orman sınırlandırmasının kesinleştiği 12.08.1991 tarihinden kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, tapu kayıt miktar fazlası yönünden Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen koşulların davalılar yararına gerçekleşmediği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşifte yerel bilirkişilere tapu kaydının sınırları birer birer okunarak kaydın oluştuğu tarihteki sınırlarla bağlantı kurulmamış, tapu kaydında sınır olarak “yol” gösterildiği halde bu yolun nereden nereye gittiği, halen arazi üzerinde varlığını koruyup korumadığı açıklattırılmamış, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye imkan veren rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile, taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılarak, davalıların dayandığı tapu kaydı usulen uygulanmalı, sınırlar konusunda bilirkişilere ayrıntılı açıklama yaptırılmalı, tapu kaydının sınırlarında yazılı yerlerin kaçak ve yitik kişilere ait olup olmadığı belirlenmeli, tapu kaydında gösterilen yol sınırının nereden nereye gittiği, arazi üzerinde halen varlığını koruyup korumadığı sorularak açıklattırılmalı
bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar konusunda davalılara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye gösterilen sınırlar işaretlettirilip kayıt uygulamasını gösterir, keşfi izlemeye olanak verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydı hudutlarında okunan yerlerin sabit sınır olup olmadıkları araştırılarak sabit sınır olmadıkları takdirde tapu kayıt miktar fazlasının zilyetlikle edinilip edilemeyeceği tartışılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.