YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1532
KARAR NO : 2009/2411
KARAR TARİHİ : 09.04.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR :
DAVALILAR :
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle, “Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tesis ve tedavülleri getirtilmek suretiyle intikaller sırasında kayıtların mevki, miktar ve sınırlarında değişiklik olup olmadığının belirlenmesi, revizyon durumlarının araştırılması, komşu parsellere ait tutanak suretleri ve dayanak kayıtları getirtilerek tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının ayrı ayrı uygulanması, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçiminin kesin olarak saptanması ve davalılar tapusunun hukuki geçerliliğini koruyup korumadığının araştırılması gereğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 139 ada 4 ve 34 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile fen bilirkişisinin 5.11.2003 havale tarihli raporunda (A) harfi ile belirtilen 6068 m2’lik bölümün … mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen 6751,09 m2’lik bölümün … …mirasçıları adına, (C) harfi ile gösterilen 4457,32 m2’lik bölümün … mirasçıları adına, (D) harfi ile gösterilen 4625,66 m2’lik bölümün … adına, (E) harfi ile gösterilen 4732,04 m2’lik bölümün … adına, (F) harfi ile gösterilen 4428,14 m2’lik bölümün … mirasçıları adına, (G) harfi ile gösterilen 8221,33 m2’lik bölümün …., … ve … adlarına, (H) harfi ile gösterilen 8021,33 m2’lik bölümün … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … kayyımı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parsellerin tespit tapusu kapsamında kalmadığı, davalıların taşınmazlar üzerinde korunmaya değer hakları bulunmadığı, taşınmazların …’den kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacıların dayandıkları Nisan 308 yoklama 53 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerinin taşınmazlara ait olmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu 169 ada 6 sayılı parsel ve dava dışı 169 ada 5 sayılı parsele uygulanan davalı tarafa ait 13.8.1935 tarih 45 sıra numaralı tapu kaydının taşınmazlara ait olup olmadığına ilişkin tapu uygulaması ve zilyetlik araştırması hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde dava dışı 169 ada 5 sayılı parselin kuzeyindeki ırmaktan sonra gelen komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının örnekleri ile dayanakları kayıt ve belgeleri de getirtilerek mahallinde yeniden elverdiğince yaşlı, davanın sonucunda menfaati olmayacak yansız yerel bilirkişiler, aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları ve refakate
./…
2009/1532-2411 S/2
alınacak fen bilirkişileri ile keşif yapılarak davalı tapusunun sınırları tek tek okunup sorulmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınır yerleri teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama imkanı tanınmalı, davalılara ait tespit tapusunun dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak saptanmalı, davalı tapusunun hukuki kıymetini koruyup korumadığı belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi izleme olanağı veren ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, davalı tapusunun taşınmazları kısmen veya tamamen kapsaması ve hukuki değerini koruduğunun saptanması durumunda tapu kaydının kapsamında kalan bölüm yönünden davanın reddine karar verilmeli, komşu taşınmazlara revizyon gören kayıtlarda çekişmeli taşınmazlar yönünde “mera” ya da “eğrek yeri” okunması, bu kayıtların miktar fazlasının da Hazine adına tescil edilmiş olmaları göz önünde bulundurularak taşınmazların tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı belirlenerek, bu bölümler üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddesinde de düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davanın konusu 169 ada 6 sayılı parsel olduğu halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde 169 ada 4 sayılı parsel hakkında hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.