YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1545
KARAR NO : 2009/7430
KARAR TARİHİ : 06.11.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taşınmazların sit alanında kalıp kalmadıklarının belirlenmesi, taşınmazların vergilerinin ödenip ödenmediğinin, ödenmişse kim tarafından hangi tarihlerde ödendiğinin ilgili daireden sorulup saptanması, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazların niteliği, intikali, kullanımı hususunda bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınması, davacının Yunanistan’da yaşadığı ve yaz aylarında taşınmazların bulunduğu çalışma alanına geldiği bilirkişi ve tanıklarca beyan edildiğinden taşınmazlarla ilişkisinin kesilmesinin terk iradesine dayanıp dayanmadığının araştırılması, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılması, davacının taşınmazlarla ilişkisinin sürdüğünün saptanması halinde bu ilişkinin zilyetlikle mülk edinme için yeterli olup olmadığının tartışılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlarda zilyetliğin terk edilmediği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dosya kapsamından davacının 1980’li yıllardan itibaren yurtdışında yaşamaya başladığı, yalnızca yaz aylarında taşınmazların bulunduğu yere geldiği, bu süre içinde kendisinin taşınmazları hiç kullanmadığı ve tespit tarihine kadar ekonomik amaca uygun kazanmayı sağlar nitelikte zilyetliğinin bulunmadığı, dosyada mevcut fotoğraflar ve uzman bilirkişi raporlarından da zilyetliği terk olgusunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.