YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1649
KARAR NO : 2009/4362
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 35 parsel sayılı 14113.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, pay takası, tapu kaydı nedeniyle davalılar … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı 03.10.1995 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu 102 ada 35 sayılı parsele uymayıp, dava dışı 102 ada 88 sayılı parseli kapsadığı, davalı tarafın tutunduğu tespite dayanak teşkil eden 14.03.1949 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydının ise dava konusu taşınmaza uyduğu davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen şartların oluştuğunun kanıtlanamadığı, kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı dava konusu 102 ada 35 sayılı parseli … mirasçılarından satın aldığı, …’a da taşınmazın … ‘dan satın alınmak suretiyle geçtiğine, bu yerin … ‘ya ise davalıların da ortak murisi olan … …’dan intikal ettiği ve taşınmazın 03.10.1995 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Davacının dayandığı tapu kaydı kadastro tespiti sırasında dava dışı 102 ada 88 sayılı parsele uygulanarak davacı … adına tespit edilip kesinleşmesi nedeniyle, tescil edilmiş olup, tespit tutanağının edinme sebebinde, taşınmazın zilyedi … olmasına rağmen tapu nedeniyle … adına tespit edildiği belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın tespite dayanak teşkil eden 14.03.1949 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Kayıt maliki … oğlu … …’nın 31.12.1949 tarihinde ölümünden sonra yapılan harici taksimde taşınmazın kime ya da kimlere kaldığı araştırılmamıştır. Dava konusu 102 ada 35 ve dava dışı 102 ada 88 sayılı parselin zilyetliklerinin hangi nedenle kimler tarafından sürdürüldüğü, kayıt maliklerinin ne sebeple kayden malik oldukları yerleri değil de, başka taşınmazları kullandıkları, davalı … ve … mirasçılarının dava dışı 102 ada 88 sayılı parsele ne zamandan beri zilyet oldukları bu davalılar tarafından genel mahkemelere dava açılıp açılmadığı araştırılmamış, dava konusu 102 ada 35 sayılı parsele uygulanan 14.03.1949 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı da tartışılmamıştır. Eksik inceleme sonucu karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi sicil oluşturmak zorunda olduğu halde davanın reddine karar verilmekle yetinilmiş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.