YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1674
KARAR NO : 2009/4188
KARAR TARİHİ : 12.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 75 parsel sayılı 7336,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan zilyetliğin tespiti, el atmanın önlenmesi ve tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, tahsisli ya da kadim mera niteliğinde olmadığı, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz ile taşınmazı batıdan çevreleyen 94 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, zirai bilirkişinin çekişmeli taşınmaza ilişkin mera tanımlamasının taşınmazın tarla ve çayır tanımına uymamasından mı yoksa gerçekten mera niteliğinde olmasından mı kaynaklandığı hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazın öncesinde mera olup olmadığı, bitişik mera parselinden ne suretle ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın 30-40 yıl önce Köy Tüzel Kişiliğine terk edilip edilmediği, terk edilmişse davacı ve babasının yeniden kullanımının ne zaman başladığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğinin tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu, gösterecek ve taşınmaz ile mera arasında ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını belirtecek şekilde önceki ziraatçı bilirkişi raporunu da irdelemek suretiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı uzman fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamaları izlemeye bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde rapor ve kraki düzenlemesi istenmeli, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.