Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1747 E. 2009/1681 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1747
KARAR NO : 2009/1681
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 181 ada 22, 240 ada 3 ve 10 parsel sayılı 3305.40, 1649.46, 4363.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 181 ada 22 parsel sayılı taşınmaz zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle, 240 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar ise ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı Hazine vekilinin 240 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin 181 ada 22 ve 240 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar hakkında davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazların fotoğrafları çektirilmemiş, çekişmeli 240 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile komşu 240 ada 31 parsel sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, çekişmeli 240 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden yöntemine uygun mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan parsellerin onaylı tutanak suretleriyle, dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; çekişmeli 181 ada 22 sayılı parsel yönünden aynı köyden, çekişmeli 240 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise komşu köylerden seçilecek, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve ziraatçi bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği
etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguların da değerlendirilmesi suretiyle, taşınmazların niteliğiyle ilgili olarak ve özellikle çekişmeli 240 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile komşusu 240 ada 31 parsel numaralı mera parseli arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazın çekilecek fotoğrafları da rapora eklenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.