Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1819 E. 2009/3472 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1819
KARAR NO : 2009/3472
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 144 ada 28 parsel sayılı 1333.313.59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı … muhtar….. ile 1. aza … ve aynı köy halkından … yasal süresi içinde taşınmazın kendi köylerinin merası olduğu iddiası ile davacı … ise tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendine ait yerlerin davalı 144 ada 28 sayılı parsel içerisine dahil edildiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacılar … ve … tarafından açılan davanın husumet yokluğundan reddine, … adına dava açan …… ve davacı …’ın davalarının reddine, çekişmeli 144 ada 28 sayılı parselin tespit gibi sınırlandırılmasına, mera özel defterine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın kadim mera olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamakta ve değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
1- Davacı … ile 1. Aza … ve köy halkından …’nın davaları meranın aidiyetinin tespitine ilişkin olup bu tür davalara bakma görevi Kadastro Mahkemelerine değil genel Hukuk Mahkemelerine aittir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup HUMK 7. maddesine göre mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Bu durumda mahkemece anılan davacıların davaları yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ve dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan işin esasına girilerek karar verilmiş olması isabetsiz olup, …, … ve …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2- Davacı …’ın temyiz itirazlarına gelince; toplanıp değerlendirilen diğer delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı taraf delil olarak tapu kayıtlarına da dayanmıştır. Davacıya dosyaya ibraz ettiği tapu kayıtlarından hangisine
dayandığını bildirmesi için süre verilmeli, dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası ve tüm oluşum belgeleri ile birlikte getirtilmeli, davacıdan tapu malikleri ile arasındaki akdi ve irsi ilişkiyi ispatlaması istenilmeli, tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği belirlenmeli, revizyon görmüş ise uygulandığı parselin tespit tutanak örneği getirtilmeli mahallinde yeniden komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı, davanın sonucundan yararı bulunmayan yansız yerel bilirkişileri ve aynı yöntemle seçilen tarafların gösterdiği tanıklar ve refakate alınacak fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapılarak davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları tespit tutanağı ile çeliştiği takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, fen bilirkişisine keşfi izleme olanağı veren rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.