Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1833 E. 2009/1974 K. 27.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1833
KARAR NO : 2009/1974
KARAR TARİHİ : 27.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 49 parsel sayılı 15.679,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı … adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taşınmazın Hazine dışındaki tarafların miras bırakanları olan … ‘den kaldığı sabit olduğu gibi, esasen bu konuda gerçek kişi taraflar arasında da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, … mirasçıları olan … ve …’nin paylarının, 3.kişi sıfatı ile …’nin oğlu … tarafından satın alınmış olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacı …’in payı ile diğer davacı … ve davalı …’ın anneleri olan …’nin payının davalı …’a satıldığı ve taşınmazın …’ın zilyetliğinde iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı kabul edilmek suretiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece karara dayanak yapılan 13.02.1976 ve 11.9.1974 tarihli senet asılları getirtilmemiş, okunaksız olan örnekleri ile yetinilmiş, senet tanıkları dinlenmemiş, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, 13.02.1976 ve 11.9.1974 tarihli senet asılları dosyaya alınıp dosya ikmal edildikten sonra mahallinde 1974 ve 1976 tarihlerindeki satışı bilebilecek durumda bulunan yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan satış senetlerinde yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen sınırların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle senetlerin kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın kimden geldiği, hangi tarihten bu yana kim tarafından kullanıldığı, davalı …’ın malik sıfatıyla mı yoksa vergi kaydı maliklerinden …’nin oğlu olması nedeniyle mi tasarruf ettiği hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, … ve … tarafından …’a gerçekten bir satış yapılıp yapılmadığı senet tanıkları da dinlenmek suretiyle belirlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan senetlerin kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki düzenlettirmeli, bundan sonra taşınmazın malikhanesinin açık olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un 30. maddeside gözönüne alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.