YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/204
KARAR NO : 2009/165
KARAR TARİHİ : 16.01.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 197 ada 8 parsel sayılı 1.435,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisi Süleyman’dan intikal ettiği, Süleyman terekesinin taksimi sonucu oğlu davalı …’a isabet ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Davacı taşınmazın kök muris Süleyman’a ait olduğu terekesinin paylaşılmadığı iddiası ile dava açmıştır. Davalı 30.03.2007 tarihli duruşmada babası Süleyman’dan kalan yerleri kadastro sırasında paylaştıklarını davacı payına düşen yerin eşi Hanife Kaplan adına tespit edildiğini, 07.03.2008 tarihli duruşmada ise çekişmeli taşınmazın yarısının babasına, yarısının amcasına ait olduğunu, amcası Mustafa’ya ait payın kendisi ile kardeşleri … ve davacı … tarafından birlikte satın alındığını, taşınmazın yarısının ise Süleyman’ın tüm mirasçılarına ait olduğunu beyan etmiştir. Davalının beyanları arasındaki çelişki giderilmediği gibi, paylaşma konusunda yapılan inceleme ve araştırma da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Paylaşmaya dayanan taraf paylaşmanın varlığını, tarihini ve bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin paylaşmaya katıldıklarını, her bir paydaşa verilen yerler ile bunların akibetlerinin ne olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak kök muris Süleyman’ın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmazlara ait onaylı tutanak örnekleri dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve keşifte davalı 1935 doğumlu …’ın davaya karşı cevabı tereddüt uyandırmayacak şekilde belirlenmeli, bilirkişi ve tanıklardan ölüm gününe göre kök muris Süleyman’ın terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, Süleyman mirasçıları arasında geçerli ve rızai bir paylaşma olup olmadığı, varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras payına karşılık ne aldığı, paylaşmadan önce veya sonra mirasçılar arasında ya da 3. kişilere pay satışı veya bağışlama olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın paylaşma dışı bırakılıp bırakılmadığı, diğer mirasçıların davalının
kullanımına itiraz edip etmedikleri gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, kanıtlanması halinde çok uzun süreli kullanımın paylaşmanın karinesi olabileceği ve taksimin kabulü için paydaşlara düşen taşınmazların eşitliğinin zorunlu olmadığı da gözönünde tutulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile gerekçeyle çelişkili hüküm oluşturulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.