Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2071 E. 2009/1620 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2071
KARAR NO : 2009/1620
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 74 parsel sayılı 126010.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz içinde kalan 20 dönüm yüzölçümündeki, davacı … 30 dönüm yüzölçümündeki, davacı … ise 15 dönüm yüzölçümündeki bölümlerin adlarına tescil istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 103 ada 74 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 12229.50 metrekarelik bölümünün tarla vasfı ile davacı … adına, (B) harfi ile gösterdiği 5969.43 metrekarelik bölümünün tarla vasfı ile davacı … adına, (C) harfi ile gösterdiği 17689.06 metrekarelik bölümünün de tarla vasfı ile davacı … adına tesciline, 103 ada 74 sayılı parselin yüzölçümü hanesinin iptali ile yüzölçümünün 90122.97 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın temyize konu bölümleri hakkında 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar, davacıların taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine 20 yılı aşkın zilyet olduklarını beyan etmişler ise de; keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi raporunda davacı … ve … yerinin en az 5 yıldır kullanılmadığı ancak kuru tarım bitkileri yetiştirilebileceği, diğer davacı …’un talep ettiği bölümün ise uzun süredir işlenmediği ancak işlendiği takdirde kuru tarım yapmaya uygun hale getirilebileceği belirtilmiştir. Keşifteki beyanlar ile ziraat bilirkişi raporu arasında çelişkili olduğu gibi ziraat bilirkişi raporu kendi içinde de çelişkilidir. Mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından davacıların dava ettiği bölümlerin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, zilyetliğin terk edilip edilmediği hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi
sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin toprak yapısı da karşılaştırılarak dava edilen bölümlerin toprak yapısı ve niteliğini, zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olup olmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman ziraat bilirkişi kurulu raporunun bozma kararından önceki bilirkişi raporu ile çelişmesi halinde bu çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de Kadastro Hakimi doğru, gerçeğe uygun ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluştururken taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün kim veya kimler adına hangi miktarla tescil edildiğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir. Mahkemece dava konusu parselin (A), (B) ve (C) bölümü dışında kalan bölümü hakkında sadece 101 ada 74 sayılı parselin yüzölçümünün 90122.97 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilerek taşınmazın kalan kısmı hakkında açık sicil oluşturulmaması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.