YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2242
KARAR NO : 2009/3920
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 876 ada 3 parsel sayılı 351.681 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle hisseleri oranında … mirasçıları … , … ve … ile … ve diğerleri adına tespit edilmiştir. İtirazları Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar … mirasçıları … ve müşterekleri vekili tapu kaydı, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve … vekili çekişmeli taşınmazdaki … mirasçısı davacı …’un taşınmazdaki payını 1992 yılında satın aldığı iddiasına dayanarak; … …, … ve …vekili de müvekkillerinin davalılar …, … ve …’nun paylarını 1995 yılında satın aldıkları iddiasına dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacılar … mirasçıları … ve müşterekleri ile müdahiller … ve …’ın davalarının kabulüne, müdahiller … …, … ve …’nın davalarının reddine, çekişmeli 876 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle payları oranında davacı … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahiller … ve … ile davacı … mirasçıları …, …, … ve … vekili; müdahiller … , … ve …vekili; davacı … vekili ile … mirasçısı … …’ın mirasçılarından olduğunu bildiren … (…) tarafından temyiz edilmiştir.
1- 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesi uyarınca tespit gününden sonra doğan haklara ilişkin istekler Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamasının her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur. Hükmü temyiz eden müdahil … , … ve …vekili çekişmeli taşınmazdaki tespit maliki …, … ve … hisselerini 1995 yılında satın alma iddiasına dayanarak; hükmü temyiz eden … ve … vekili … ’nın kızı …’a ait hisseleri 1992 yılında satın alma iddiasına dayanarak ayrı ayrı davaya katıldıklarına göre isteklerinin tespitten sonra doğan hakka yönelik olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle bu kişiler yönünden mahkemenin görevsizliğine karar vermek gerekirken davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hükmü temyiz eden … , … ve …vekili ile … ve … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2- Hükmü temyiz eden …’in temyiz itirazları yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda: Dosya içinde bulunan Karaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.03.2003 tarih 2002/1105 esas, 2003/239 karar sayılı veraset ilamına göre … kızı … oğlu …’nın mirasçıları arasında bulunmamaktadır. Ancak, temyiz dilekçesi ekinde … tarafından dosyaya sunulan nüfus kayıt örneği fotokopisi belgeye göre … muris …’nın gayriresmi eşi …’den olma kızı …’nin ikinci eşi …’nin diğer evliliğinden olma kızıdır. Ölüm tarihleri gözetildiğinde, …’nin …’nin mirasçısı olması nedeniyle de, …’nin … oğlu …’nın mirasçılarından olabileceği gözönüne alınarak, ilgili nüfus kayıtları veya varsa veraset ilamı dosya içine getirtilip, mirasçı olduğunun anlaşılması halinde husumet kendisine yaygınlaştırılıp yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar vermek gerekirken, bu hususun gözden kaçması isabetsiz olup, hükmü temyiz eden …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3- Hükmü temyiz eden davacı … vekili ile … mirasçıları …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece çekişmeli taşınmazın kısmen 1936 tarih 953 tahrir numaralı vergi kaydının, kısmen de Ağustos 1339 tarih 28 numaralı tapu kaydı ile gittileri olan Eylül 1339 tarih 65 numaralı ve Ağustos 1341 tarih 34 numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtlarında babaları … ile birlikte oğulları … …, … ve … ’nın da kendi adlarına müstakil paylarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece …’nın oğulları olan … …, … ve … ’ya ait müstakil paylar gözetilmeden, çekişmeli taşınmazın, veraset ilamındaki payları oranında … mirasçıları adına (mirasçılarından …’a ait hisse müdahil … ve … adına eşit olarak paylaştırılmak suretiyle) tesciline karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarından, … oğlu … ’nın 1962 yılında bekar olarak öldüğü anlaşılmakla birlikte, … oğulları … … ve …’e ait payların hüküm kurulurken neden gözetilmediği anlaşılamamaktadır. Hüküm davalılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla birlikte; bazı davacıların hem tespit tapu kaydında paydaş bulunmaları, hem de davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarında … … ve …’in ayrı paylarının bulunması nedeniyle dayanak kayıtların kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, buna bağlı olarak da mahkemece çekişmeli taşınmazın hangi kayıt veya kayıtlar nedeniyle veya zilyetlikle edinme koşullarının oluşması nedeniyle kimlerin adına tesciline karar verildiğini belirtir şekilde hüküm kurulması büyük önem arz etmektedir. Eksik araştırma ile hüküm verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte tespitin dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtları ile, davacıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi ve tanıklara tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmalı; bu uygulamada davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının geldi kayıtlarındaki ifraz kaydının 877 ada 1 parsel sayılı taşınmaza uygulandığının, özellikle her iki ifraz kaydının güney ve kuzey olarak ayrı yönde demiryolunu okuduklarının gözetilmeli; aynı şekilde 06.01.1943 tarih 31 numaralı 101.090 m2 yüzölçümlü tedavül tapu kaydının 19.8.1950 tarih 105, 106 ve 107 numaralara ifrazen gittilerine ilişkin varsa ifraz haritaları getirtilerek uygulamada yararlanılmalı; dayanak tapu kaydı ile aynı sınırları taşıyan 1936 tarih 953 tahrir numaralı vergi kaydına kapsam tayininde de bu hususların gözetilmesi, özellikle doğudaki “kendi bahçesi” ve “…” yerlerinin belirlenmesine çalışılmalı; aynı şekilde bu uygulamalarda davacılarla … ve müşterekleri arasında 878 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında görülüp sonuçlanan dava dosyasındaki keşif bilgi ve belgelerinden yararlanılmalı; tüm komşu parsellere ve özellikle 876 ada 1 ve 2 ile 873 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtları da gözönünde bulundurulmalı, uzman fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra hangi tapu ve vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kesin ve net olarak belirlenmeli; taşınmazın davacıların dayanağını oluşturan tapu veya vergi kayıtları kapsamında kalması halinde tapu veya vergi kayıtlarındaki pay oranları ve intikalleri gözetilerek; tespit dayanağı tapu kaydı kapsamında kalması halinde ise bu kaydın tamamen veya kısmen hukuki değerini koruyup korumadığı ile kimler yararına tamamen veya kısmen edinme koşullarının oluştuğu tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. … ile … ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.