Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2339 E. 2009/3713 K. 26.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2339
KARAR NO : 2009/3713
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “davacıların tutundukları tapu kaydının, güney sınırında “deniz” olarak okuması nedeniyle kıyı kenar çizgisinin yöntemine uygun şekilde belirlenmesi, kıyı kenar çizgisi dışında kalan yerler için ayrıca, toprak niteliği saptanarak özel mülkiyete konu olup olamayacağının belirlenmesi ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda “davanın kısmen kabulü ile; davalı Hazine adına tapuda kayıtlı Edremit …. Köyü …. mevkii 2030 parselin tapu kaydının iptali ile taşınmazın 30.06.2007 tarihli jeoloji bilirkişilerinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile işaretlenerek sarı renkle gösterilen 279,65 m2’lik alanın önceki raporda belirlenen kıyı kenar çizgisi içinde kalan 226,92 m2’nin son parsel nosu verilmek suretiyle davacı ….. oğlu 1943 doğumlu … …. adına kayıt ve tesciline, raporda (C) harfi ile mavi renkte gösterilen 284,40 m2 lik alanın 138,11 m2’nin son parsel numarası verilmek suretiyle davacılardan …. oğlu 1937 doğumlu … adına kayıt ve tesciline, bu alanlara davalının müdahalesinin önlenmesine, Davacı … yönünden davanın reddine, zirai bilirkişi raporu ile taşlık alan olduğu belirlenen ve ekli krokide önceden belirlenen kıyı kenar çizgisi diye gösterilen yerin güneyinin 2030 parselden kesilerek tescil harici bırakılmasına, karara krokinin eklenmesine” karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son maddesi uyarınca hakim, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar bakımından anlaşılır, açık, infaz sırasında şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar vermelidir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hangi bölümünün kim adına tesciline karar verildiği hususunda hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ile tereddütsüz irtibatlandırılabilecek ve rahatlıkla anlaşılabileck şekilde bir hüküm kurulmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaline karar verildikten sonra şahıslar adına tescile karar verilen bölümler ile tescil harici bırakılan bölümleri dışında kalan taşınmaz bölümleri hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle de hükmün infazı mümkün bulunmamaktadır. Tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.