Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2402 E. 2009/3473 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2402
KARAR NO : 2009/3473
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 242 ada 19 parsel sayılı 2732.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve ifraz nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin fen bilirkişisinin 18.4.2008 tarihli rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 1240,86 metrekarelik bölümünün davacı … adına, (E) harfi ile gösterilen 1492.04 metrekarelik bölümünün davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayandığı satış senetlerinin dava konusu yeri kapsadığı ve tesbit tarihine kadar davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, davalı tarafın tutunduğu ve kadastro tespitine dayanak teşkil eden 27.3.1968 tarih 22 sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek mahallinde yeniden elverdiğince yaşlı, davanın sonucundan yararı bulunmayan, tarafsız yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle seçilen tarafların gösterdiği tanıklar ve refakate alınacak fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapılmak suretiyle tapu kaydının sınırları kesin olarak saptanmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden davalıya tanıkla ispat etme imkanı verilmeli, tanık beyanları komşu parsellerin dayanak kayıt ve belgeleriyle denetlenmeli, tapu kaydı malikleri arasındaki harici taksim ve satışın nasıl ve hangi tarihte gerçekleştiği araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının tesbit tutanağında belirtilen maddi ve hukuki olgulara ters düşmesi halinde kadastro tesbit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişki giderilmeli, fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı izleme olanağı veren ayrıntılı rapor ve kroki düzenletilmeli, davalı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı sonucuna varılması halinde tapu kaydına değer verilmesi gerektiği gözönüne alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.