YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2652
KARAR NO : 2009/3857
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ : Biga İcra Mahkemesi
Ödeme şartını ihlâl eyleminden borçlu …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanunla değişik 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Biga İcra Mahkemesinin 11/06/2008 tarihli ve 2008/666-1202 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.12.2000 tarihli ve 2000/24099-21302 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ödeme şartını ihlal suçunun ilk ihlalle oluşacağı, sonraki ihlallerin yeni bir suç oluşturmayacağı sanığın 12.11.2007 tarihli haciz tutanağında yaptığı hukuken geçerli ödeme taahhüdünün ilk taksit tarihi olan 12.12.2007 tarihindeki ödemeye konu olan taksit miktarının zamanında ödenmemesi suretiyle suçun bu tarihte oluştuğu ve sanığın oluşan suçtan dolayı aynı Mahkemenin 07.05.2008 tarihli ve 2008/489-825 sayılı ilamı ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.02.2009 gün ve 9283 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 13.03.2009 gün ve K.Y.B. 2009/51349 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda borçlunun, hakkında yürütülen icra takibinde 12.11.2007 tarihinde adresinde yapılan haciz işlemi sırasında haciz tutanağına 16.860,98 TL borcu için; “12.02.2007 tarihinde 4.200,00 TL, 12.01.2008 tarihinde 4.200,00 TL, 12.02.2008 tarihinde 4.200.00 TL, 12.03.2008 tarihinde 4.260,98 TL ödemeyi, kabul ve taahhüt ettiği, alacaklı vekilinin de borçlu taahhüdünü kabul ettiği, ancak borçlunun 12.12.2007 tarihli ilk taksiti ödememesi üzerine alacaklı vekilinin 11.3.2008 havale tarihli dilekçe ile İİK’nun 340. Maddesi ile cezalandırılması istemiyle şikayette bulunduğu, yargılama sonunda Biga İcra Mahkemesinin 7.5.2008 gün ve 2008/489-825 sayı ile üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, yine borçlunun bu kez 12.3.2008 tarihindeki taksitini de ödememesi nedeniyle alacaklı vekilinin 22.4.2008 havale tarihli dilekçe ile İİK’nun 340. maddesi ile cezalandırılması talebiyle şikayette bulunduğu, 2008/666 esas sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonunda 11.06.2008 tarih ve 2008/666-1202 sayı ile borçlunun üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, her iki kararın da itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Taahhüdü ihlal eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesinde, “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikayeti üzerine İcra Mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır,” şeklinde düzenleme ile yaptırım altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihli mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 11.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi, “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” şeklinde değiştirilerek hüküm altına alınmıştır.
Görüleceği üzere, 5358 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesine, “Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez,” hükmü ilave edilmiştir. İlave edilen hükmün içeriğinden de anlaşılacağı üzere, taahhüt ettiği taksitlerden birini ödemeyen borçlunun borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edileceği, ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verileceği düzenlemesi getirilmiştir. Örneğin borçlunun ödemediği taksiti, sonradan o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödedikten ve tahliye edildikten sonra, takip eden taksitlerden birini ödemediği takdirde hakkında yeniden tazyik hapsine karar verilebilecektir.
5358 sayılı Yasa ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesine yapılan ilave hüküm dikkatlice incelendiğinde, taahhütnamede belirttiği taksiti ödememesi nedeniyle borçlu hakkında dava açılmasını müteakip, sonraki taksiti de ödememesi nedeniyle yapılan şikayetin mahkemenin ayrı bir esas numarası üzerinden değil, aynı dosyada (ilk yapılan şikayete ilişkin) işleme tabi tutulmasının, infaz sırasında olası bir dikkatsizlik sebebiyle ilgilinin mağduriyetine neden olunması önlenmiş olacaktır. Hal böyle olunca aynı borca yönelik aynı taahhüde bağlı ihlallerin hepsi ayrı bir eylem olup, cezayı gerektirmektedir. Ancak bir borçtan dolayı aynı taahhüde bağlı farklı ihlaller halinde verilecek tazyik hapsi süresinin üç ayı geçemeyeceği dikkate alınacaktır.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden talebin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.