YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2662
KARAR NO : 2009/5170
KARAR TARİHİ : 20.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 74 ada 14 parsel sayılı 1156 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine, … … …, … kızları … ve … ile … evlatları … ve İsmet adına payları oranında tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … … … mirasçıları, eski tapu kaydına göre paylarının eksik tespit edildiğini, zemine ve kullanım durumuna uygun olarak taşınmazda 1/4 payları bulunduğundan buna uygun olarak yeniden belirlenen pay oranlarının adlarına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında … … … mirasçıları, kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydındaki 15008/266800 paylarını Hayati Budakoğluna kayden satmışlardır. … satın aldıktan sonra … … …’ın 50-60 yıl önce inşa ettiği binanın bulunduğu yere kendisinin yeni bina inşa ettiği zemine ve kullanım durumuna göre pay oranının daha fazla olduğunu ileri sürerek aynı davayı açmıştır. Davacı … ve ilk tapu maliklerinin açtığı dava dosyası birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sırasında davacı … davasını ıslah ederek tapudaki paya karşılık gelen ve keşif sonucu ibraz edilen teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterdiği kısmın taşınmazdan ifraz edilerek ayrı parsel altında adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulü ile; çekişme konusu 74 ada 14 sayılı parsel tapu kaydındaki davalı …, …, … ve İsmet’e ait payların iptaline, 74 ada 14 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde yeşile boyalı (A) harfi ile gösterilen 392.70 metrekarelik kısmının ifrazı ile ayrı parsel altında davacı … adına, 74 ada 14 sayılı parselin yüzölçümü 763.30 metrekare olarak düzeltilerek aynı parsel altında davalı … adına, karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın öncesinin Mayıs 1324 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı ile 1/8 panının … … … ile davalılar …, İsmet, …, … ve …’e ait olduğu, ancak taşınmazda …, İsmet, …, …, ve …’in hiçbir mülkiyet … ve zilyetliklerinin bulunmadığı, tapu kaydının nizalı parsel ile birlikte dava dışı 83 ada 1 sayılı parselin bir kısmını da kapsadığı, buna göre 1/8 paya daha fazla yer düşmesine rağmen talep ile bağlı kalınarak krokide gösterilen 392.70 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek tapu maliki … … mirasçılarının yargılama sırasındaki satışı nedeniyle yeni malik … adına, kalan 763.30 metrekarelik bölümünün kadastro tespitinde uygulanan tapu kaydına göre 7/8 payı bulunan Hazine adına tesciline karar verilmiş ise; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında …, … kızı … , … kızı …, … oğlu … ve … oğlu İsmet’in eski tapu kayıtlarına göre Hazine ve … … … ile birlikte paydaş olarak yazıldıkları, ancak soy isimlerinin bulunmadığı, baba isimlerinin … ve … olarak yazıldığı ve bu şekilde de tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Oysa dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde davalı bu şahısların baba adları yanlışlıkla soy adları sanılarak ve davalı tapu malikleri … …, … , olarak yazıldığı ve bu isimle dava dilekçesi ile islah dilekçesi tebligatlarının çıkartıldığı ancak usulüne uygun tebliğ edilmediği dosyadaki tebliğ belgelerinden anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazda tespite dayanak yapılan tapu kayıtlarının edinme sebebine ve söz edilen veraset ilamlarına göre tespit ve tapu maliki davalı ’ın kök tapu maliki … oğlu … Baba mirasçısı …’in kızı olduğu, …’in …’in ölü kızı …’nın kızı olduğu, …’nin kök muris mirasçısı …’in oğlu …’in eşi … kızı olduğu, İsmet ve …’ın ise …’in ölü kızı …’nin çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Böylece çekişme konusu taşınmazda tespit ve tapu maliki olarak hissesi bulunan davalılar , … ve …’in kim olduğu soy isimlerinin ne olduğu, sağ olup olmadıkları anlaşılamadığından ve yapılan tebligatlar geçersiz olduğundan davada taraf koşulu sağlanmamıştır. Davada taraf teşkilinin sağlanması, davanın görülebilmesinin ön şartıdır. O halde çekişme konusu taşınmaza uygulanan 7.12.1961 tarih 11, 17.11.1961 tarih 30, 15.11.1961 tarih 27 sıra numaralı tapu kayıtlarının iktisap sebebinde adı geçen … oğlu … Baba mirasçısı … ve …’in murislerine ait D.Beyazıt Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.4.1952 tarih 11/35 ve Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.7.1960 tarih 120/154 sayılı ve 6.12.1961 tarih 332/277 sayılı veraset ilamlarına ilişkin dava dosyaları, dava dosyalarının bulunamaması halinde veraset ilamlarının onaylı örnekleri getirtilmeli, veraset ilamlarından faydalanılarak bu şahısların nüfus kayıt örnekleri getirtilerek kim oldukları, soy isimleri ve adresleri tespit edilerek dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili tamamlanmalı, davalıların davaya karşı diyeceklerini bildirmek ve delillerini ibraz etmelerine olanak sağlanmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,20.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.