Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2754 E. 2009/4259 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2754
KARAR NO : 2009/4259
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ : AKÇAKOCA İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’ın İİK’nun 331, 5237 sayılı TCK’nun 62/1, 52/2.maddeleri gereği 5 ay hapis ve 80.00 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm sanık vekili ve o yer C.Savcısı tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının yerel C.Savcısının temyiz isteminin reddi ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Akçakoca C.Savcısı …’ın hükme yönelik temyiz istemi sonucunda;
Temyize konu karar “görüldü” işlemi için 21.11.2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına tebliğ edilmesine rağmen 10.12.2007 tarihinde temyiz edilmesi karşısında, 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,
Sanık vekilinin hükme yönelik temyiz istemi sonucunda;
1- Anayasa’nın 141., 5271 sayılı CMK’nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve mahkumiyete ilişkin kabulün hangi delillere dayandığı da açıklanmadan hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331.maddesi ile 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.