YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2916
KARAR NO : 2009/4104
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 6 parsel sayılı 11939.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri, yasal süresi içinde taşınmazın ortak muristen geldiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin mehile riayetsizlik nedeniyle davanın reddine ve çekişmeli 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatınlması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 7.12.2007 tarihli ara kararı, mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarına yapılacak tebligat giderlerinin kalemler halinde gösterilmemesi ve bu giderlerin hüküm altına alınmaması nedeniyle yasaya uygun bulunmamaktadır. Kaldı ki, 27.2.2008 tarihinde yapılacak keşif için, ara kararında belirtilen ücretlerin yatırılması ihtaratını içeren muhtıra , davacılardan …’a 14.4.2008, …’a ise 3.1.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.