Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2946 E. 2009/2708 K. 17.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2946
KARAR NO : 2009/2708
KARAR TARİHİ : 17.04.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 180 ada 4 ve 10 parsel sayılı 3.163,91 ve 32.921,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Toprak Tevzi çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Çanıtez ve arkadaşları, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin 1/3’er paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olan çekişmeli taşınmaz üzerinde Hazine tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddelerindeki koşullar davacılar yararına gerçekleştiğine göre davalı Hazine vekilinin 180 ada 4 sayılı parsele ilişkin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-)Çekişmeli 180 ada 10 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 22.8.1962 tarih 166 no lu tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle çekişmeli taşınmaz hakkında 1964 tarihinde yapılan toprak tevzii çalışmalarında tevziin 174 no lu parsel olarak Hazine adına yine 1.2.1966 tarih 48 nolu 33.000 m2 yüzölçümlü tapu kaydı oluşturulmuştur. 22.08.1962 tarih 166 no lu tapu kaydı ise 9.115 metrekare yüzölçümü ile Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.4.1961 tarih 1960/341 esas, 1961/268 karar sayılı kararı ile oluşmuş olup, hudutları “Hali, ondan sonra yol, … (Davacıların dedesi) ve dere” okumaktadır. Bu kaydın, … …’in 1956/167 esas numaralı dosya ile 9 parça taşınmazın adına tescili istemi ile açtığı davanın, taşınmazların Hazineye ait olduğu gerekçesi ile reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesi üzerine bu kez Hazinenin kesinleşen ilama dayanarak açtığı tescil davasının kabulüne karar verilerek bu ilamın da kesinleşmesi ile oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tescil ilamı ile krokisi getirtilmemiş, yapılan keşifte uygulanmamış, belirtmelik tutanağı bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için 22.8.1962 tarih ve 166 sıra numaralı tapu kaydı dayanağı olan Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.4.1961 tarih 1960/341 esas, 1961/268 karar sayılı ilam ve krokisi getirtilmeli, mahallinde komşu köylerden seçilen yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla yapılacak keşif sırasında tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı ve krokisi uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro yasasının 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Taşınmazın başında yapılan uygulama ile, zilyetlikle ilgili bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını ve komşu parseller dayanağı kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğunu belirtecek biçimde keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, belirtmelik tutanağı bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilmelidir. Tescil haritası, tevzi haritası ve kadastro paftası çakıştırılmalı, tapu kayıtlarının çekişmeli parsele ait olduklarının belirlenmesi halinde; tescil ilamında davacıların murisi … …’in taraf olması nedeniyle ilam, taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip tarafları bağlayacağından davaya konu 180 ada 10 sayılı parselin tescil ilamının dayanağı krokisi kapsamında kalan bölümünün kesin hüküm nedeniyle Hazine adına tesciline; karar verilmeli, tescil tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise davacı ve murislerinin zilyetliğinin en erken tescil davasının reddedildiği 1956 tarihinden sonra başladığı ve tevzii yolu ile Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 1966 tarihine kadar 20 yılı aşkın zilyetlikleri bulunmadığı gözönüne alınarak davacıların davasının reddine karar verilmelidir. Mahkemece yetersiz inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması ibasbetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.