Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3091 E. 2009/3270 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3091
KARAR NO : 2009/3270
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 16 parsel sayılı 10640,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … kızı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazda payı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 1/2 paylarla davacı … ile davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının istemi ve davalının kabul beyanlarının uyuştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 1/2 paylarla davacı ve davalı adına tesciline karar verilmişse de, mahkemenin bu şekildeki değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 151/son maddesi uyarınca iki tarafın ikrar ve sulh ve feragate ilişkin beyanları huzurlarında okunarak kendilerine imza ettirilmesi gerekir. Yargılama sırasında davacının 27.7.2005 ve 26.10.2005 tarihli oturum beyanları ile 14.10.2005 tarihli keşif beyanı, davacı vekilinin 14.11.2007 tarihli oturum beyanı birbirleriyle uyumlu olmadığı gibi; davalının 27.7.2005, 03.10.2007 ve 14.11.2007 tarihli tutanaklara geçirilen beyanları da birbirleriyle uyumlu değildir. Ayrıca, bu beyanların tümü de yöntemince tutanaklara geçirilmemiş, beyanlar arasındaki farklılıklar giderilerek tarafların gerçek iradeleri netleştirilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca “hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.” Bu kuralın uygulanabilmesi için tarafların iddia ve savunmalarının, varsa feragat, kabul ve sulh iradelerinin yöntemince sorulup saptanması ve yöntemince yargılama tutanaklarına geçirilmesi zorunludur. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, gerektiğinde mahallinde keşif de yapılarak, taraf iradelerinin, taşınmazın belli bir payı veya belli bir bölümü üzerinde uyuşması halinde tarafların iradeleri esas alınmak suretiyle, aksi halde davanın esası yönünden toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.