Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3104 E. 2009/3925 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3104
KARAR NO : 2009/3925
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacının temyiz itirazının 16.05.2007 tarihli uzman bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen bölüme yönelik olduğu davacının K.evvel 288 tarih 512 numaralı tapu kaydından gelen 07.05.1982 tarih 8 numaralı tapu kaydına dayandığı mülkiyet belgesi olan tapu kaydının kapsamının yöntemince belirlenmesi gerektiğinden mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli bölümün davacıya nasıl intikal ettiğinin saptanması, tapu kaydında geçen sınırların tek tek sorulup fen bilirkişisine işaret ettirilmesi dayanak tapu kaydının gayrisabit hudutlu olması ve eylemli olarak çekişmeli bölümün çevresinin mera olması nedeniyle miktar fazlasının kazanılamayacağı hususu gözönünde tutularak, çekişmeli bölüme uyduğu takdirde tapu kaydı miktarı kadar yerin davacı adına tescil edilmesi, tapu kaydının çekişmeli bölümü kapsamadığının belirlenmesi halinde ise davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı …’ın davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; teknik bilirkişi Haci Kür’ün 04/12/2008 havale tarihli raporu ekinde bulunan krokide “B” harfi ile gösterilen kırmızı kalemle taralı 95608.23’lik bölümün 102 ada içerisinde son parsel numarası verilerek davacı … adına tapuya tesciline; aynı rapor ve krokide “B” harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan bölümün tespit gibi mera olarak özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla bozma gerekleri doğrultusunda işlem yapılmak üzere yerel mahkeme yönünden zorunluluk, lehine bozma kararı verilen taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağından, bozma ilamında bildirilen hususların tam ve eksiksiz, olarak yerine getirilmesi zorunludur. Çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, davacı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Davacının dayanağını oluşturan K.evvel 1288 tarih 512 numaralı kayıttan gelen 07.05.1982 tarih 8 numaralı tapu kaydının yüzölçümü 5514 m2 olup sınırlarında “… yolu” “dere” “mezarlık” ve “yol” okumakta ve davacının murisi olduğu bildirilen … oğlu …’ın tapu kaydında 2/6 payı bulunmaktadır. Davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı değişebilir sınırlı olduğundan kayıt miktar fazlasının zilyetlikten kazanılabilmesi olanaklı olmadığı gibi, önceki bozma ilamında vurgulandığı gibi davacının murisi olduğu bildirilen … oğlu …’a ait 2/6 payın davacıya nasıl intikal ettiği netleştirilmemiş ve dayanak tapu kaydında geriye kalan 4/6 pay yönünden ne şekilde davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu da araştırılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için dayanak tapu kaydında malik olarak görünen davacının murisi olduğu bildirilen … oğlu … ile diğer paydaşların veraset ilamları veya veraset ilamlarına esas nüfus kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dayanak tapu kaydı yöntemince yerine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar tek tek uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli; dayanak tapu kaydına dayanarak davacının dava ettiği yerin eylemli olarak mera parseli içinde kalması ve mera içinde kalan isimsiz “yol” ve “dere” hudutları sabit kabul edilemeyeceğinden, tapu kaydına sabit hudutlardan başlamak üzere miktarınca kapsam tayin edilmelidir. Bundan sonra keşfe katılacak yerel bilirkişi ve tanıklardan tapu kapsamında kalan taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, davacının murisi olan … oğlu … payının davacıya nasıl intikal ettiği terekesinin iştirak halinde olup olmadığı, diğer mirasçılarının çekişmeli taşınmazda herhangi haklarının bulunup bulunmadığı, terekesinin taksim edilip edilmediği, terekesi taksim edilmişse çekişmeli taşınmazın kimin payına düştüğü, çekişmeli taşınmazın davacıya nasıl geçtiği sorulup saptanmalıdır. Aynı şekilde; kayıt kapsamı yönünden dayanak tapu kaydında 4/6 payları bulunan diğer paydaşların paylarının ne olduğu, paydaşlar arasında satış veya paylaşma olup olmadığı, bu şekilde söz konusu bu payların davacıya veya murislerine geçip geçmediği, satış veya paylaşma yoksa, bu payların hukuki değerini koruyup korumadığı, bu paylar hukuki değerini davacı veya murisleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde öngörülen edinme koşullarının oluşup oluşmadığı sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.