YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3352
KARAR NO : 2009/3386
KARAR TARİHİ : 11.05.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli 163, 164, 165, 168, 169, 161/B ve 170/D sayılı parsellerle ilgili hükme yönelik tüm temyiz itirazları ile, 159, 162, 167, 170/C ve 161/A sayılı parsellerle ilgili hükme yönelik Hazine’nin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek 159, 162, 167, 170/C ve 161/A sayılı parseller yönünden davacılar dilekçelerinde açıkça miras ilişkisine dayanarak dava açmış oldukları ve taşınmazların tüm kayıt malikleri ve mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş olduklarına göre dava açmayan kişilerin paylarının Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29/2 ve 30/2.maddesi hükümleri gereğince taşınmazların payları oranında davacılar ile paydaşları adlarına tesciline karar verilmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davasının kabulüne, çekişmeli 159, 162, 167 sayılı parseller ile 161 sayılı parselin 13.6.2002 tarihli fen bilirkişi krokisinde “A” harfi ile gösterilen 257900 metrekarelik bölümü ve 170 sayılı parselin krokide “C” harfi ile gösterilen 67250 metrekarelik bölümünün davacılar ve müşterekleri adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak dava ve temyiz konusu 159, 162, 167, 170/C, 161/A sayılı parsellere miktar ve hudut itibariyle uyduğu anlaşılan 1936 tarih ve 4 tahrir numaralı vergi kaydında Hazine’nin kaçak ve yitik kişi ….. oğlu …..’dan dolayı 30/90 payının bulunduğu, davacılar ve diğer paydaşlar ile Hazine adına, birlikte hisseli olarak tespit edilen 203 ve 204 sayılı parsellere uygulanan ve aynı vergi kayıt malikleri adına oluşan tapu kayıtlarına göre Hazine’nin Aralık 1950 tarih ve 70 sıra numaralı tapu kaydı ile kaçak yitik kişiden dolayı sahip olduğu bu 1/3 hissenin 11 hisse itibariyle 10/11 hissesinin Kasım 1951 tarih 9, 13, ve 15 sıra numaralı tapu kayıtları ile satış suretiyle tescil kararı verilen bir kısım paydaşlara devrettiği, Hazine üzerinde 1/3 hissenin 1/11 hissesi yani 1/33 payının kaldığı bir başka ifade ile Hazine’nin de tapu kaydına göre davacı tarafın paydaşı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taşınmazın tamamı 1710720 pay kabul edilerek Hazine’nin 1/33 payına tekabül eden 51840/1710720 payın Hazine adına, kalan 1658880/1710720 payın da temyize konu edilen Mahkemenin 6.10.2006 tarih 2005/5 esas, 2006/4 karar sayılı ilam ile adlarına tescil kararı verilen davacılar ile paydaşları adına aynı paylar oranında tesciline karar verilmesi gerekirken ve hükmüne uyulan bozma ilamında da taşınmazın payları oranında davacılar ve paydaşları adına tescile karar verilmesi belirtildiği halde bozma ilamına yanlış anlam verilerek; Hazine’nin dışındaki diğer paydaşlar adına tescil kararı verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğunda kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.05.2009 gününde oybirliğile karar verildi.