Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3477 E. 2009/5137 K. 17.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3477
KARAR NO : 2009/5137
KARAR TARİHİ : 17.07.2009

MAHKEMESİ : Adana 2. İcra Mahkemesi

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar … ve …’nın ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 08.04.2005 havale tarihli dilekçesiyle, takipten kısa süre önce mallarını başkalarına devreden ve borcu ödemeyen sanıkların İİK’nun 333/a maddesi gereğince cezalandırılmalarını talep etmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı 2006/8540 esas sayılı iddianamesiyle sanıkların suç tarihinde müşteki bankayı zarara uğratmak kastiyle ticari işletmelerinin borcunu ödemeyip gerek şirketlerine, gerekse …’ya ait Karşıyaka ve Cumhuriyet Mahallelerinde bulunan ve ayrıntıları Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2004/794 sayılı dosyasında yazılı toplam 8 adet taşınmazı şirket sekreteri …’a devrettiklerini ileri sürerek sanıkların İİK’nun 333/a ve TCK’nun 53.maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Suç tarihi itibariyle uygulanması gereken 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu” başlıklı 333/a-1. maddesindeki “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve dört milyar liradan dörtyüz milyar liraya kadar ….” cezalandırılacağı şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sanıkların işlem ve eylemlerinin “başka bir suç oluşturmaması halinde” anılan maddenin uygulanması söz konusudur. Yalnızca borcu ödememe atılı suçun oluşumu için yeterli olmadığına ve ödeme emrinde borcun ödenmesi için verilen sürenin son günü itibariyle sanıkların yetkilisi olduğu şirketin borcu ödeme gücüne sahip bulunduğu hususunun ispatlanamaması karşısında atılı suç oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA 17.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.